Bozcaada Hakkında

19.08.2017
Bozcaada Hakkında

Ana kıtalara meydan okuyarak denizin ortasında tek başına ayakta duran adalara, kopuk ve zor koşullarına rağmen yaz kış adalarını terk etmeyen adalılara saygısı sonsuz tam bir ada düşkünüyseniz, Bozcaada Türk denizlerindeki adalar arasında en karakterli ve özgün olanı olarak sizin ruhunuza dokunacak. Bozcaada doğası, insanları ve ruhu ile tam anlamıyla büyüleyici bir ada.

Adanın en güzel tarafı, sanki kendine ait bir özgür irade ile, kendisini ziyaretçiye adapte etmeye çalışmaması, aksine seni kendine uymaya zorlaması. Zaten adaya dışardan gelip gönül verenler de, ehlileştirilememesinin büyüsüne kapılıp, ona saygı duyup kalanlar. Ya deden, babadan gönül bağları var ada ile, ya da adanın bohem ve vahşi ruhu, kendi içlerindeki özgür ruhu uyandırmış ve ona ayaklandırmış da gönüllerini fethetmiş. Gerçekten yaşayan, ruhu ve kimliği olan bir şahıs gibi Bozcaada, sizi kabul edip etmemeye sanki o karar veriyor. Noah mimarlık ve tasarım dükkanında keyifle sohbete daldığımız Nazmiye'nin yorumu bu hissiyatımı dillendirdi adeta: 'ada başta beni dışarı atmak için çok uğraştı, sanki kabul etmek istemedi önceleri, ancak direndim ve bir uyum yakaladık'.

Ela Tenedos oteli hayata geçiren Hakan ise adaya olan aşkını şöyle dile getiriyor: 'Yıllar önce, Bozcaada’nın Arnavut kaldırımı sokaklarında bisiklete binerken, bağların arasında saklambaç oynarken, bayır aşağı denize hızla koşarken öğrendik çocuk olmayı. Nasıl büyür de çocukluğundan kopamaz insan, işte aynen öyle oldu ve ayrı kıtalarda bile olsak kopmadık Bozcaada’dan. Yıllar sonra ‘gel’ dedi bize ada ve biz de baba yadigarı topraklarda bulduk kendimizi. Sabahları bozcaada’nın güneşiyle güne doğduğumuz günlere, anneanne reçeli, ada zeytini, en doğal peynirlerle yaptığımız tadı yıllar öncesinden damağımızda kalan kahvaltılara, hayatı olduğu gibi kabul edip kendimizi teslim ettiğimiz poyraz esintisine geri döndük. ‘Ela tenedos’ dedi ada… bozcaada’ya gel… ve biz de geldik.'

Yazları daha uysal bir havaya bürünen ada, kışın ise fırtınaları, yağmurları ve ıssızlığı ile vahşiliğini sergileyerek, doğanın lütfunu da zorluğunu da döngüsel bir şekilde sunuyor. Bence en güzel zamanı kalabalıkların çekildiği, adanın sakinlerine kaldığı, gökyüzünün sürprizler sunduğu ve gün batımlarının daha dramatik olduğu ilkbahar ve sonbaharlar.

Bozcaada'nın köyünde arnavut kaldırımlı sokaklarda muhteşem mimarideki taş binalar arasında yürürken, birbirinden özel mekanlarını yaşayıp lezzetlerini tadarken, insanları ile sohbet ederken, buz gibi denizinde serinlerken, büyüleyici gün batımlarını izlerken, eminim siz de adanın özgür ruhunu hissedip, çocuk gibi coşacak ve zamana meydan okuyan bu boz renkli adayı çok seveceksiniz...


BOZCAADA’NIN KENDİNE HAS İZLERI:

  • Mekanları, Tabelaları: Her oteli, pansiyonu, bağ evinde konaklayabilir, her restoranı ve kafesinde yiyip içebilirsiniz. Bir kere hepsinin ayrı bir ruhu, özgün bir karakteri var. Hiçbiri rant uğruna kendini popüler kültüre feda etmemiş. Sunduğu her ne ise, sahibi kendinden bir dokunuş katmış, orjinal olmak için özenmiş. Hepsinin (bakkalların bile) tabelalarının grafik tasarımı birbirinden güzel, orjinal ve özenli. Bir tane baştan savma yazı karakteri veya logo görmüyorsunuz. Ve her biri tertemiz, hepsinin sahibi ve çalışanı mutlu, gururlu, misafirperver ve güleryüzlü. Benzincisi bile orjinal adanın. İçinde bir bağ ve lezzetli bir pizzacı (Tayyare) yer alan adanın tek benzincisi taş bir binada.
  • Mimarisi: Ada'nın yerlileri ve sakinleri inanılmaz sahip çıkmışlar özgünlüğüne ve doğasına. Gözü bozan tek bir bina, kuralına uymayan tek bir yapılaşma yok adada. Merkezdeki Rum ve Türk mahallerindeki taş ve ahşap evler sıkı sıkıya korunuyor, ancak orjinal mimarisine uygun restore izni alınabiliyor, kaçak yapılaşma veya proje değişikliği ağır cezalar ile denetleniyor. Adanın geriye kalanında ise bağ ve çiftlik evleri tek katlı 80m2 alan ile sınırlı. Kaç dönüm araziniz olursa olsun ancak 80m2 hakkınız. Boz, safran, kahve renkli taşlardan bağların arasında kaybolmuş, hepsi doğa ile uyumlu rüya gibi evler çıkıyor karşınıza. Ranta kurban gitmiş Bodrum ve Alaçatı'yı düşündükçe içim sızladı. Keşke her yer Bozcaada gibi ilkeli olabilse...
  • İnsanları: Tabi ki bir ada yaşayanları ile hayat buluyor. Tanıdığım tüm Bozcaadalılar epey cesur, şahsına münhasır insanlar. Hepsi özü sözü bir, yapmacıksız dobra insanlar. Her biri hayallerinin peşinden gitmiş, ruhlarını mekanlarda, bağlarda, lezzetlere akıtmış özel insanlar.
  • Boz Rengi: Boz renkli adanın doğa koşulları yeşilliğe pek imkan vermiyor nitekim. Ancak batıda ve güneyde poyrazdan korunaklı alanlarda fıstık çamları biraz biraz gösteriyor kendini. Geriye kalan çoğu yer ise bağlar ile kaplı. Bakir yerleri ise yabani kekik ve biberiyeler ele geçirmiş, görmeseniz bile rüzgarla burnunuza buram buram kokuları çalınıyor. Zaten sonunda adanın bu yapmacıksız çıplaklığına, ham doğallığına ve vahşiliğine aşık oluyorsunuz.
  • Bağları ve Şarapları: Nemsiz havası, kuzey rüzgarları ve elverişli toprağı, şaraba uygun üzüm için ideal. Adanın ruhunda bağcılık ve şarapçılık var. M.Ö 5. yy’da basılan Tenedos sikkelerinin üzerinde yer alan üzüm salkımları, Homeros’un İlyada’sından Evliya Çelebi’nin seyahatnamesine kadar birçok eski yazılı kaynak, bağcılığın bu adada ne kadar köklü olduğunu kanıtlıyormuş. Başta sadece Rumlar tarafından yapılan şarapçılık, 100 yıldır Türkler tarafından da yapılmaya başlanmış. Belki de bu yüzden adanın insanları bu kadar medeni. Adaya özgü beş üzüm türü bulunuyor. Kırmızı olan Kuntra açık renkli, hafif ve içimi kolay iken, Karalahna kekremsi bir tada sahip. Beyaz olan Vasilaki hafif, Çavuş ise biraz daha gövdeli bir üzüm. Karasakız ise rose ve demi-sek şarap yapımında kullanılan hafif tatlı bir üzüm. Adanın şarapları her geçen gün hem Türkiye'de hem de dünyada tanınıyor ve ödüller alıyor. Adadan çıkan önemli şarap markaları ise Corvus, Amadeus, Çamlıbağ, Talay ve Ataol. Yaz sonu bağbozumuna katılmak, diğer zamanlarda da bağ aralarında gidip gelen dar ve mini traktörleri izlemek çok keyifli.
  • Direniş Alanı: Ada adeta bir direniş alanı. İlk önce adada bol bol bulunan kediler için. Sonbaharda turistlerin çekilmesi ile zayıflamaya başlayan yavru kediler, kışın bir deri bir kemik halleri ile, fırtınalara kapılıp gitmemeyi başarırsa, yaşam savaşını kazanıyor ve adalı oluyor. Aslında kediler için olan durum biraz da insanlar için de geçerli sanki. Şiddetli fırtınalarda bazen ulaşımsız, bazen iletişimsiz, bazen elektriksiz, bazen de insansız, neredeyse tüm dünyadan kopuk kışı çıkartabilenler, ve de hala bundan haz duyup adaya saygısı artanlar, tam adalı oluyor. Eee kolay değil, direniş biraz marjinallerin işi.
 

ADA HAKKINDA FAYDALI BİLGİLER:
Ada 40 km2. Bir saatte adanın tamamını dönebilirsiniz. Ancak hakkını vermek için adada en az 3 gün kalmakta fayda var. Araba olursa adanın keşfi daha kolay olur. Geyikli’den feribot saatleri için Gestaş sitesini kontrol edin. Adada ATM’ler bulunuyor. Kredi kartı bazı yerlerde geçmiyor. Nakit ihtiyacınız olabilir. Hava sıcak olsa bile her daim rüzgarlı. Bu nedenle ada serin olabiliyor; hırka ve şal faydalı.

Gezginler İçin Öneriler

Bozcaada Hakkında

OTELLER:

MERKEZDEKİ OTELLER:

  • Kaikias / Adanın başka bir huzur köşesi. Kalenin hemen arkasında denize çok yakın bir lokasyonda yer alan Kaikias, mimar bir çiftin adaya olan aşkının dile geldiği, taş mimarinin estetikle harmanlandığı harika bir otel. Önündeki plajından lodos estiği günlerde rahatça denize girebilir, yine yanıbaşındaki meydandaki kafesinde taze ev limonatası veya bira + patates tava keyfi yapabilirsiniz. Tüm yıl açık.
  • Rengigül / Adayı yıllar sonra radara sokan meşhur otel, harika bir Rum evinin aslına sadık kalarak restore edilmesi ve el emeği göz nuru detaylar ile bezenmesi ile ortaya çıkmış. Sahibesi Özcan Hanım'ın efsanevi kahvaltıları meşhur.
  • Patiska Pansiyon / Patiska Pansiyon, merkezde konaklamak isteyen misafirler için çok güzel bir seçenek... Merkezdeki tüm konaklama yerlerinin aksine kendine ait bir bahçesi var... Dolayısıyla binalar arasına sıkışmıyorsunuz... Çok sevimli ve tamamen el emeği ile yapılmış bir bahçesi var... Oya Abla'nın muhteşem kahvaltılarını da bu bahçe de tadıyorsunuz... Rum Mahallesi ve Kale'ye yürüme mesafesi 2dk... Önünde aracınızı park edebiliyorsunuz... Evcil hayvan kabul ediliyor... Bahçesi olduğu için sıkıntı çekmezsiniz... Çocuklarınız varsa bahçe yine sizler için güzel bir seçenek... Arabasız gelenlerin de merkezde konaklamasını tavsiye ederim... Sahibi Oya Abla ise dünyanın en tatlı ev sahibesi.
  • Ela Tenedos / Ada'nın en yenisi Ela Tenedos sizi Bozcaada'nın nefis manzarasına, püfür püfür havasına, huzur ve sadeliğine çağırıyor. Otelin sahibi Hakan Bey'in babası 30 yıl Bozcaada'da yaşamış, kendisi de gide gele adaya gönül vermiş. Köyün tepe mahallesindeki bir sokakta, esintili bir noktada, Bozcaada evleri üzerinden kaleye bakan bir manzaraya nazır eski bir Rum evini büyük bir özen ve zevkle restore etmişler. Beyaz ağırlıklı dekoru ile ferah ve sade odaları içinizi açıyor, detaylar ise modern bir gezginin her türlü ihtiyacına cevap veriyor. Merkeze 5 dakikada inip çıkabiliyor, bir yandan da sessiz mahallenin huzurunu yaşayabiliyorsunuz. Terasındaki nefis manzaraya nazır lezzetli kahvaltısı, çalışanların güleryüzlü misafirperverliği de cabası.
  • 9 Oda / Adanın bir başka yenisi, yine zevkli, ferah ve iç açıcı bir alternatif. Otelin mimarisi ve odaları daha modern bir dokuya sahip.
  • House, e2 Deniz Otel, Nar Adaevi, Katina, Öykü, Aki, Aika, Mitos, Adabahçe yine zevkli restorasyonlar sonucu ortaya çıkmış keyifli ve uygun fiyatlı alternatifler.
  • Latife Hanım Konağı, Salih Bey Konağı ve Kuşlu Konak dekorasyonu ile biraz Osmanlı geleneklerini yaşatıyor. Yalnız Kuşlu Konağın fiyatı anlamsızca yüksek.

 

BAĞLAR ARASINDA KONAKLAMA:

  • Patiska Bağ Evi, Adanın merkezinden tanıdığımız Patiska pansiyonun sahibesi Oya Hanım'ın 2014 yılında taşındığı bağdaki yeni mekanı. Burası zamanında iki ailenin kalabildiği 6 odalı kocaman bir bağ eviymiş. Restore edilerek turizme açılmış 2010 yılında. Bahçesinde 100 yıldan eski, kocaman eski bir kuyu duruyor hala. Zamanında bahçecilik ile uğraşan aile büyükleri, burayi çiftlik evi olarak kullanırlarmış. Taş binanın ve odaların orjinalliği korunmuş. Her odada eski şömineler korunmuş. 3- 4 hatta 5 kişilik odalar da bulunuyor. İki katlı odası 3 çocuklu bir aile için ideal. Patiska, çok geniş bir bahçe üzerine kurulu. Kahvaltınızı isteseniz tarihi kuyunun yanında isterseniz çimlere kurulmuş çardakta yiyebilirsiniz. Bu arada kahvaltıda ve akşam yemeklerinde kullanılan tüm sebze-meyveler, yumurtalar bahçeden toplanıyor. Doğal ortamda tatil için aranan herşey var burada...
  • Talay Bağları Konuk Evi
  • Aral Çiftliği
  • Şonef Çiftlik Evi
  • Karadut Bağ Evleri Pansiyon
  • Balbağdem Tatil Evi

 

DENİZ KENARINDA KONAKLAMA:

  • Pelagos Otel: Denizin kenarında kendisine ait koyunda, doğanın içinde huzurlu bir atmosferde 28 odalı otel deniz kenarında konaklamak isteyenler için ideal bir alternatif. Otelin ve odaların çok özgün bir ruhu ve atmosferi yok, modern klasik tarzda döşenmiş. Bozcaada merkeze sadece 1 kilometre uzaklıkta.
  • Akvaryum Otel
  • Üzüm Otel
  • Bertiz Otel
Bozcaada Hakkında

RESTORANLAR:

Bir ada efsanesi: Ada Ekmeği Alishiro
Ada Ekmeği'ni duymayan var mı? Gidenler bilir; Bozcaada'nın en güzel ürünlerinden biri de ekmeğidir... Kokusu, rengi, tadı bir başkadır... Ama halis mulis Ada Ekmeği'ni yapan şu günlerde yanlızca bir kişi var...  O da "Ada Ekmeği" markası altında ürettiği özel ekmekleri Türkiye'nin dört bir yanına kargo ile gönderen Ali Kader Erol. Ali Bey çok içten, samimi, olduğu gibi bir adam. Çok da başarılı, gönül vermiş bu işe... Kosmopolit kentlerdeki çocuklar da doğal ve sağlıklı ekmekler yesin istiyor... Bu yüzden Tam buğday ve Tam Çavdar ekmeklerini sipariş ile Türkiye'nin her yerine ulaştırıyor. Ali Bey ekmeğine emeğine o kadar değer veriyor ki, ekmeğinin yanında iki sayfa halinde ekmeğin tarihçesi, yapım aşaması, doğal ekmek nedir, ada ekmeğinin saklama koşulları ve ada ekmeği nasıl yenmelidir konularında bizi bilgilendiriyor. Bu muhteşem ekmekler doğru saklandığı takdirde 40 güne kadar tüketime hazır şekilde durabiliyor. Alishiro çok titiz çalışıyor.  Tamamen doğal malzemeler ile sınırlı sayıda ekmek üretebiliyor, işte bu nedenle bu muhteşem ekmeği beklediğinize değiyor.
 

ÖĞLE YEMEKLERİ:

  • Merkezde: Hasan Tevfik (Zeytinyağlının kitabı burada yazılmış... Yaprak sarmasını yemeden dönmeyin adadan. Asmaların altında oturup, gerçek ev yemeği lezzetleriyle buluşmak isterseniz size güzel bir seçenek olacaktır), Eski Kahve, Ada Cafe (Gelincik şerbeti, türk kahvesi ve patlıcanlı böreği ile bir Ada klasiği), Itırlı Bahçe, Sadece Köfte, Dört Hanımeli çok lezzetli ev yemekleri yapan duraklar.  Feribota binmeden önce Rıhtım Café'nin özel ekmeğine tostu mutlaka deneyin, dilerseniz feribottan önce son bir kez önünden denize de girebilirsiniz.
  • Plajlarda: Ayazma'da Koreli'nin Yeri, Vahit'in yeri (nefis peynir ezmesi, köpeoğlu, kalamar, kabak çiçeği dolması ve harika köftesi var) ve Ali Baba Teras.
  • Bağlarda: Maya, Talay ve Karadut. Özellikle Maya şef Selçuk Bey'in özel lezzetleri ile unutulmaz bir gurme deneyim sunuyor.
  • Benzincide:  Tayyare Pizza (Uzun sure adada kalıyorsanız ve güzel bir pizza yemek isterseniz alın size tavsiye... Şirin mi şirin konsepti ile, İstanbul'da çoğu yerde yiyemeyeceğiniz güzellikte hamuruyla Tayyare Pizza, adada yer alan tek benzin istasyonunun içerisinde bulunuyor.

 

AKŞAM YEMEKLERİ:

  • Ada'm Bistro / 13 yıldır adaya gönül vermiş Saada Hanım, sonunda adaya yerleşmiş ve gönlüne göre bir lezzet durağı yaratmış. Ege Mutfağına orjinal yorumlar getirerek sunduğu muhteşem lezzetler arasında, çeşit çeşit mezeler ve otlar, enginarlı ahtapot, beğendili balık kavurma, şarap soslu midye ve çıtır tahinli dondurma yer alıyor. Karadut ve gelincik shotları ise içinizi ferahlatıyor. Özenli sunumlar, güleryüz, hoş sohbet ve harika bir servis ile adanın favori mekanı. Yeni açılan terası da sokaktaki kalabalıktan kaçmak ve biraz meltem ferahlığı almak için ideal.
  • Lodos / Mezeleri, sakızlı enginar, ahtapot ve lakerda füme, kabak çiçeği dolması, kalamar dolma gibi özel lezzetleri ve de ferah mekanı ile keyifli bir lezzet durağı.
  • Salkım / Ağaçların altında ufacık bir bahçede otlu Girit Pilavı, Yunan musakkası, keçi peyniri eritmesi, mürekkepli kalamarı, damla sakızlı muhallebisi gibi farklı Girit ve Ege lezzetleri sunuyor.
  • Simyon / Sandal'ın hemen karşısındaki ve sanırım en çok masaya sahip olan mekan. Aynı şekilde tüm mezeleri ve ara sıcakları çok başarılı. Favorim ise Beğendili ahtapot!
  • Cabalı Meyhane / Ülke'nin Yeri: Gerçek Bozcaadalı bir şef olan Ülke Bey, tüm hünerlerini sergiliyor bu güzel mekanda... Deniz kenarında, kale manzarası eşliğinde mum ışıklarıyla romantik bir akşam yemeği de yiyebilir, dostlarınızla arkada çalan türk sanat müziği eşliğinde rakınızı içip deniz kokusu eşliğinde sohbetinizi de yapabilirsiniz. Mutlaka yemeniz gereken iki şey; kağıtta kalamar ve beğendili levrek fileto... Muhteşem!
  • Kapı 14 / Hep deniz mahsulümü yiyeceğiz diye soranlara adanın et restoranı alternatifi Kapı 14. Eski bir Rum evi bahçesindeki restoranda aslında hem köfte ve et çeşitleri hem de sarımsaklı ahtapot, balık pastırması gibi orjinal deniz ürünleri yer alıyor.
  • Diğer Balıkçılar: Martı, Sandal ve Battı Balık
  • Diğer Meyhaneler: Mor Meyhane ve Bade-i Aşk

BARLAR:

  • Bakkal: Adanın en orjinallerinden olan Bakkal, eskiden delicatessen ve şarküteri olarak harika bir lezzet durağı idi. Hala mekanın içi gurme ürünler ile dolu ancak artık hafif atıştırmalıklar ve kokteyller ile gecelerin adresi. Gece boyu dolup taşıyor.
  • Fuska: Geceyi deniz kenarında mehtaba nazır yer alan bu keyifli rock barında bitirmek adetten.
  • Oda Cafe & Bar
  • Ada Cafe Bar
  • Polente Cafe & Bar
Bozcaada Hakkında

ALIŞVERİŞ:

Damak Tatlandıran Alışverişler ve Deneyimler:

  • Bozcaada şarapları ile ünlü malum, her markanın birçok butiği var. En beğendiğim şaraplar: Corvus Blend No:5 Kırmızı, Kuntra Kırmızı ve Teneia Beyaz, Çamlıbağ Ayapetro Beyaz ve Özel Rezerv Cabarnet Sauvignon Kırmızı, Amadeus Shiraz, Talay Karasakız Rose.
  • Simyon Salto ya da Gülerada'dan çeşit çeşit reçel alabilirsiniz. Adaya özgü içinde badem olan yeşil ve kırmızı domates reçeli meşhur. Ayrıca ev yapımı incir, üzüm, çilek ve vişne reçelleri de harika.
  • Veli Dede'den ve Altın Yağmur'dan zeytinyağı (özellikle bulabilirseniz soğuk baskı zeytinyağı) biber salçası, koruk suyu, yeşil zeytin ezmesi, zeytinyağı sabunu ve ezine peyniri
  • Ada Cafe'den gelincik şerbeti, lokumlar, reçeller, sabunlar
  • Çiçek Fırından sakızlı bademli Tenedos kurabiyesi, badem lokumu ve ada somunu, Ada Market'ten Efibadem kurabiyesi alabilir, bir de Çiçek Dondurma'dan bademli dondurmanın tadına bakabilirsiniz.
  • Çarşamba günleri adanın pazarı kuruluyor, tazecik ürünlerin satıldığı pazara gidip, lokal ürünleri ve ritüelleri görmek çok keyifli.
  • Ağustos sonu Bağ bozumuna katılmak

 

Adadan Hatıra Alışverişleri:

  • Noah Mimarlık ve Tasarım Dükkanı'ndan kağıt kaseler ve şaraplıklar, kağıt üzerine boyanmış orjinal yelkenli, balık, karga çizimleri
  • Modada'dan el dokuma kumaşlardan kıyafetler, el yapımı seramikler
  • Naciye Butik'ten kaneviçeler ve köyden toplanmış eski elbiselerden yaratılmış yeni tasarımlar
  • Masal'dan orjinal giysiler ve aksesuarlar
  • Hayal Tacirleri'nden el yapımı elbiseler, su kabak aydınlatmalar, saksı ve mumlar
  • Deniz Cafe ve Hediyelik'ten tasarım takı ve kıyafetler
  • Aki'den seramik karolar, vespa desenli bez çantalar, ada magnetleri, yastıklar
  • Bacchus'ten adaya özgü seramikler, maketler, kupalar, takılar ve doğal sabunlar
  • Kargabak'tan desen desen su kabağı lambalar ve el dikimi elbiseler
  • Bozcaada Biz Şarap Takıları'ndan şaraba dair her türlü aksesuar
Bozcaada Hakkında

BOZCAADA ROTALARI:

Merkezde Keşifler:

  • Bozcaada Yerel Tarihi Araştırma Merkezi: ismi sizi korkutmasın, tarihi taş binada yer alan bu keyifli müzecik, fotoğraflar, gravürler, resimler, gazete küpürleri, resmi belgeler, senetler, objeler ve eşyalar ile sizi adanın bilinen en eski tarihinden günümüze keyifli bir yolculuk yaptırıyor. Adaya dair eski kitapları ve kartpostalları almak için doğru adres.
  • Bozcaada Sanat Galerisi: sürekli değişen resim ve fotoğraf sergileri ile adanın sanat üssü burası. El yapımı seramikler, heykeller ve ahşap işleri almak için ideal.
  • Resimevi - Yiğit Başak Sanat Evi: Yiğit Bey adaya gönül verenlerden, hem tuval üzerine hem de eski kapılara ve ahşaplara yaptığı kendi resimlerini, hem de farklı ressamların harika eserlerini sergiliyor. Bozcaada'nın ömrü uzatan, ruhu canlandıran ve bereket getiren büyülü tılsımını buradan alabilirsiniz. Efsaneye göre Heredot der ki: 'Tanrı Tenedos'u (Bozcaada'nın eski ismi) insanları uzun ömürlü olsun diye yaratmış'.
  • Miskin Atölye: Liman binasının hemen yanında yer alan Miskin atölyesinde kışın yemek atölyelerine yazında seramik atölyelerine katılabilirsiniz.
  • Bozcaada’nın ihtişamlı kalesinin surlarına çıkıp limanı ve Bozcaada evlerini izleyebilirsiniz.

 

Deniz Keşifleri:

  • Bozcaada'nın buz gibi denizi sizi gerçekten kendinize getiriyor! Denize girmek için tesisi olan en güzel koylar Habbele (Mitos), Ayazma ve Akvaryum. Ancak yazın bu plajlar aşırı kalabalık oluyor. Bizim gibi 'ıssız olsun, bizim olsun' diyenlerdenseniz, Akvaryum koyunun kayalıklarından ilerleyerek en uca kadar gidip, kayaların arasında oluşmuş doğal havuzcuklardan denize girebilirsiniz. Ayrıca Akvaryum ve Ayazma arasında bakir ve ıssız 2-3 adet mini koy var. Arabanızı yolun kenarına park edip, azıcık aşağı yürüdüğünüzde sessizliğin ve doğanın tadına varıp pırıl pırıl denize kendinizi bırakabilirsiniz. Kum, çakıl taşı ile uğraşmak istemiyorum, biraz da lüksüme düşkünüm diyorsanız o zaman iki adet platformu olan plaj kulübü var: Bertiz ve Pelagos. Lodos'ta ise adanın kuzeyindeki kumsal plajlar turkuaz renkli suları ile tam cennet.
  • Rüzgarı bol Bozcaada 2015'te yepyeni bir sörf merkezine kavuştu. Yedi kilometrelik Çayır Plajı'nda kitesörfçüler için açılan Mercedes Benz Kite Lounge yaz kış açık kalacak bir merkez. Saate 17-35 kilometre arası hızda esen rüzgar ile 2 kilometrelik alanda hiç durmadan sörf yapmak gerçekten çok keyifli. Temmuz ayında düzenlenen 'Mercedes Benz Go Bozcaada Festivali' Avrupa'nın birçok ülkesinden iyi kitesörfçüleri bir araya getirdi. Her yıl yapılması planlanan bu merkez & etkinliğin adaya yeni bir adrenalin boyutu katacağına inanıyoruz.

 

Adanın Diğer Keşifleri:
İster üzüm bağlarının arasında, ister rüzgar güllerinin yanıbaşında kekik kokuları arasında Türkiye'nin en güzel günbatımlarını Bozcaada'da deneyimleyebilirsiniz. Adanın en batısında kayaların üzerinde yel değirmenleri ve deniz fenerine nazır, kekik kokuları eşliğinde gün batımı... Tabi kuru kuru olmaz, bir şişe ada şarabını yanınızda götürmekte fayda var.
Dolunayda Göztepe’ye çıkıp önce güneşi batırıp ardından ayı doğurmak epey keyifli bir deneyim.


- Zeynep Boneval / Yolculuk Terapisi

Yorumlar

En Popüler Gezgin Notları

Berlin Hakkında

Berlin sınır tanımaz yaratıcı enerjisi, tarihi binaları ve müzelerin arasından yükselen cesur mima...

Londra Hakkında

32 bölgeye ayrılmış 1.500 kilometrekarelik alanda, 8,5 milyon insanın yaşadığı Londra şaşırtıcı bü...

Paris Hakkında

Paris içinde binlerce çeşitliliği ve tarzı barındırabilecek dehaya sahip, modası hiçbir zaman geçm...

Prag Hakkında

Rapunzelin şatosunu andıran kuleleri, katedralleri, sarayları, heykelleri, meydanları, nehir üzeri...

Roma Hakkında

Dünyanın en büyük imparatorluklarından birisi olan Roma İmparatorluğunun merkezi büyüleyici Roma, ...