Roma Hakkında

19.07.2017
Roma Hakkında

Dünyanın en büyük imparatorluklarından birisi olan Roma İmparatorluğu'nun merkezi büyüleyici Roma, şüphesiz Avrupa’nın en fotojenik şehri. İlk Çağ'dan itibaren, özellikle Orta Çağ, Barok ve Rönesans izlerini her sokağında, taşında ve meydanında taşıyan bu antik şehir şimdi, hem İtalya’nın başkenti olarak politik önemini hem de Vatikan’da Papa’ya ev sahipliği yaprak dini önemini koruyor.

Yüzyıllardır sahip olduğu sanat hazineleri ve mimari zenginliği, sanki bu şehrin yeni ve modern bir metropol olmasını engelliyor. Şehrin neredeyse her semtinde rastladığınız yiyecek pazarları, zanaatkarların el sanatları dükkanları, daracık sokaklarında lokallerin buluşma noktası olmaya devam eden ‘enoteca’ ve ‘trattoria’ları ile hala bir kasaba atmosferini taşıyan Roma, kalabalıklara rağmen hala Orta Çağ ruhunu bozmadan devam ettiriyor.

Gezginler İçin Öneriler

Roma Hakkında

OTELLER:

Klasik & Lüks Oteller:

  • Hassler Roma’nın en güzel manzaralarından birine sahip otel, misafirlerini kendi evlerinde gibi hissettirmesiyle ünlü. Otelin altıncı katında yer alan Michelin yıldızlı restoran ‘Imago’, manzarası ve yemekleri için zaman ayrılmayı hak ediyor. Piazza Trinita dei Monti 6
  • Hotel Eden,1889’da ilk açıldığında ortalığı kasıp kavuran bu efsanevi otel, küllerinden kıvılcımlar saçarak yeniden doğdu. Paris menşeli 4BI & Associes tasarım firmasının imzasını taşıyan 18 aylık titiz bir renovasyon sonrası, Eden miras aldığı Roma stilini devam ettirirken, zengin dokular ve şık kumaşlar ile pastel ve altın tonlarını yansıtan ferah bir mekana dönüştü. Altın renklerine bürünen lobi, gri stucco mermerleri ve İtalyan sanatçı Gia Bressana’nın duvar resimleri ile etkileyici ve ihtişamlı bir buluşma alanı, yeni Eden Spa tarihi eczane Officina Profumo’nun yüzlerce yıllık geleneğe dayanan ürünleri ile bakımlar ve kürler sunuyor, Il Giardino restoran & bar Roma’nın kalabalık sokaklarından mola almak için gizli bir cennet, ve otelin yeni teras restoranı La Terrazza ise şehrin nefes kesici manzaralarına nazır harika Akdeniz lezzetleri sunuyor. Via Ludovisi 49

 

Butik Oteller:

  • La Residenza Napoleone Roma’da konaklayabileceğiniz en ayrıcalıklı adreslerden olan Residenza Napoleone, adını 1830’lu yıllarda bu binada yaşamış imparator III. Napolyon’dan alıyor. Yalnızca iki suitten oluşan Napolyon’un bu ikametgahı, çoğu antika parçalarla dekore edilmiş odaları ve muhteşem manzaralar sunan terası ile unutulmaz bir deneyim. Fontanella Borghese 56
  • G-Rough Hotel, Roma'nın popüler buluşma meydanlarından birisi olan Piazza Navona'da yer alan yeni butik otel, Roma'nın 2800 yıllık tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkarken, Güney italya'nın hafifliği ve serinliğini şehre taşıyor. Tarihi bir binanın özenli restorasyonu sonucu otele dönüştürülen G-Rough, sanat ve tasarımı çok dozunda, ve lüks hizmet anlayışını her köşesinde yansıtan bir otel. Otelin farklı tasarımcıların imzasını taşıyan ve hepsi birer sanat sergisi gibi 10 süiti ve 5 dairesi var. Piazza di Pasquino 69
  • Fifteen Keys Hotel, Roma'nın bohem ve yaratıcı ruhlu Monti mahallesinde tarihi bir konakta yer alan 15 odalı butik otel şehrin en keyifli konaklama adreslerinden. Her bir odası özenle vinatage, retro ve antika mobilyalar ile döşenmiş otelden Vespa veya bisiklet kiralayarak yakınlardaki vinatage butikleri ve semt pazarlarını gezebilirsiniz. Via Urbana 6-7

 

Tasarım Oteller:

  • Abitart Hotel Her biri ayrı bir sanat akımından esinlenilerek tasarlanan odaları ve ünlü İtalyan gurme market ve restoran zinciri Eataly’e yürüme mesafesinde oluşu ile tasarım ve trend sevenleri tatmin edici nitelikte. Via Pellegrino Matteucci 10-20
  • Hotel Aleph Dante Alighieri’nin İlahi Komedyası’ndan esinlenilerek tasarlanmış olan otel şık restoranı ve lounge barı sauna Türk Hamamı ve harika manzaralar sunan terası ile şık bir tasarım oteli. 15 Via di San Basilio
Roma Hakkında
YEME - İÇME
 
  • Şehrin trendy adresi: L’asino d’Oro, Umbria’nın şirin kasabası Orivieto’daki ünlü restoranını (Tables at the 40) Roma’ya taşıyan şef Lucio Sforza’nın rustik ortamda sunduğu geleneksel ve otantik gurme lezzetleri çok gözde. 73 Via del Baschetto
  • Şehrin en gözde gurme adresi: La Pergola, Roma’nın tek üç Michelin yıldızlı restoranında şef Heinz Beck’in gurme lezzetleri unutulmaz bir deneyime çıkarıyor. Şehrin en ayrıcalıklı yeme içme mekanı olan restoran oldukça popüler. Via Alberto Cadlolo 101
  • Şehrin en gözde geleneksel İtalyan restoranı: Bucatino, Turistik değil de şehirde yaşayanların gittiği bir restoran peşindeyseniz ve gerçek Roma mutfağı lezzetleri denemeden Roma’dan dönmek istemiyorsanız bu adresi bir kenara not almaızda fayda var.  Şarap menüsü, makul fiyatları ve tatmin edici porsiyonları ile oldukça cezbedici. Via Lucca della Robbia 84
  • Şehrin en gözde deniz mahsülleri restoranı: Osteria der Belli, Ev yapımı ricotta, peynirli ravioli ve mantarlı fettucine yemek için bile gidilir, ancak deniz ürünleri de en az makarnaları kadar başarılı. Piazza di Sant’Apollania 11
  • Şehrin ev sıcaklığındaki gözde ‘trattoria’sı: La Tavernaccia, Aile işletmesi olan bu neşeli, sıcak ve kalabalık restoran lokallerin favorisi. Sarmısaklı bruschetta, prosciutto, ev yapımı risotto ve lasagna gibi günlük taze geleneksel lezzetler yer alıyor. Via Giovanni di Castel Bolognese 63
  • Lokallerin favori pizzacısı: Antico Forno Roscioli, Via dei Chiavari 21 / Tarihi bir fırın olan Antico Forno Roscioli, içi yumuşacık dışı kıtır kıtır hamuru ile harika pizzalar ve ekmekleri ile lokallerin favorisi.
  • Kahve Durağı: Roma’da nerede kahve içerseniz damağınız mutlu olacaktır ancak Caffe Sant’Eustachio’da bir espresso içmeden dönmeyin.
  • Şehrin favori akşamüzeri atıştırmalık ve aperitif barları olan Enotecalar: Monte mahallesindeki Al Vino al Vino ve merkezde yer alan Il Goccetto.
BARLAR VE KULÜPLER
 
  • Akşam içkileri ve gece hayatı için ise önerilerimiz:  Salotto 42,  Freni e Frizioni ve Société Lutèce  
  • Gece dansa devam etmek isteyenler için önerilerimiz ise: La Maison ve Micca Club  
Roma Hakkında

ROMA ROTALARI:

  • Pantheon Piazza Della Rotonda / M.Ö. 27 yılında Marcus Agrippa tarafından inşa edilen Pantheon, MS. 118’de Hadrian yönetiminde renove edilmiş. Pantheon’un takdire şayan 45my yüksekliğindeki kubbesi, 1436’de Floransa’daki Duomo inşaa edilene dünyanın en genişiymiş.  Mühendislik harikası kubbesi, devasa sütunları ve 20 ton ağırlığındaki bronz kapısıyla dünyanın mimari harikaları arasında yer alan Pantheon, 609 yılında Santa Maria as Marytres’in buraya gömülmesi ile Romalılar tarafından ilk kutsal kabul edilen tapınak olmuş. Ardından Roma İmparatorluğunun kralları ve sanatçı Raphael buraya gömülmüş. Tüm geniş iç alanı, heybetli yüksekliği ve içindeki zengin gösterişli mermerler ile Pantheon, bir kiliseden çok muhteşem bir anıtı andırıyor.
  • Colosseum, Piazza del Colosseo / 70,000 izleyici kapasitesi olan antik Colosseum anfitiyatrosu, MS 72-82 yılları arasında inşaa edilmiş. MS 438 yılına kadar Gladyatörlerin dövüşlerine ev sahipliği yapan bu anfitiyarto Roma imparatorluğunun kudretinin simgesi olmuş.
  • Forum: Eski Roma’nın ticari, politik ve dini merkezi Forum, 900 yıldan fazla bir süre devletin en önemli konularda tartışmalarına ve kararlarına ev sahipliği yapmış.
  • İspanyol Merdivenleri (Scalinata di Spagna): İspanyol Meydanı’nda beyaz mermer taşlı 137 basamaktan oluşan merdivenler, 19. yüzyılda sanatçıların buluşma yeri iken şimdi buluşmak, mola vermek veya keyifle etrafı seyretmek için Roma’lıar ve turistler ile dolup taşıyor.
  • Vatikan Şehri: Katolik dünyasının merkezi Vatikan Şehri Roma’nın içinde ayrı bir devlet. 44 km2’lik yüzölçümlü bu küçük devlet 1000’e yakın sadece erkek vatandaşı barındırıyor. Şehrin içinde yer alan Vatikan Müzeleri Hıristiyan Sanatı, Papa Julius II.’nin görevlendirdiği Raphael Odalarında Raphael’in eserleri, Sistine Şapel’de Michelangelo’nun tavan resimleri ve antik sanat bölümünde Mısır koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Vatikan’da yer alan, Bernini’nin mermer kolonları ile bezenmiş görkemli Piazza San Pietro meydanını taçlandıran St. Peter’s Kilisesi, Katolik dünyanın en önemli kilisesi.
  • Aşk Çeşmesi (Fontana dei Trevi): Roma’da geçen tüm filmlerin mutlaka bir karesinde yer alan Trevi Çeşmesi’nin ortasındaki sağlık ve bereketi sembolize eden Neptün heykeli yer alıyor. Aşk dilekleri ile özdeşleşen Trevi’nin havuzuna aşkı arayanlar bozuk para atmadan şehirden ayrılmıyor.



- Zeynep Boneval / Yolculuk Terapisi

Yorumlar

En Popüler Gezgin Notları

Londra Hakkında

32 bölgeye ayrılmış 1.500 kilometrekarelik alanda, 8,5 milyon insanın yaşadığı Londra şaşırtıcı bü...

Roma Hakkında

Dünyanın en büyük imparatorluklarından birisi olan Roma İmparatorluğunun merkezi büyüleyici Roma, ...

Paris Hakkında

Paris içinde binlerce çeşitliliği ve tarzı barındırabilecek dehaya sahip, modası hiçbir zaman geçm...

New York Hakkında

Hiç uyumadan 24 saat yaşayan, dünyanın kesişim ve kültürlerin erime noktası New York, sonsuz enerj...

Dubai Hakkında

Las Vegastan sonra çölün ortasında kurulmuş en büyük şehir olan Dubainin çok genç bir şehir olması...