Londra Hakkında

17.07.2017
Londra Hakkında

32 bölgeye ayrılmış 1.500 kilometrekarelik alanda, 8,5 milyon insanın yaşadığı Londra şaşırtıcı büyüklükte, muazzam yoğunlukta, birçok başşehir gibi çok katmanlı gerçek bir kosmopolit.

Dünyanın en önemli politik, kültürel, sanatsal ve sosyolojik buluşma noktalarından birisi olan şehirde, her ülkeden insan yaşıyor. Sokaklarda, dükkanlarda, iş yerlerinde Uzak Doğulu, Hintli, Balkan, ve İngilizler içiçe geçmiş durumda. Artık Londra’ya ‘İngiliz’ demek mümkün değil; çok uluslu, çok lisanlı, çok renkli küçük bir dünya haline gelmiş durumda şehir.

Bu çok çeşitli kültürlerin doğurduğu sentez, Londra’yı heyecan verici kılıyor ve her seferinde ziyaretçilerini sürprizlerle ödüllendirmeyi başarıyor.  Eski ve yeninin harika bir karışımına sahip olan şehrin karmasında; modern, geleneksel, bohem, klasik, modern, trendy, ağır başlı, yeni nesil, ve olgun içiçe.

Avrupa şehirlerinin, Ortaçağ meydanında yer alan dini ve politik merkezi gücü yörüngesinde çemberlenerek büyüyen şehir düzenin aksine, yavaş yavaş gelişen özerk köylerin zaman içinde birleşmesinden oluşan bir yapısı var Londra’nın. 17yy’da kraliyetin av sahaları 19yy’da banliyölere, 20yy’da da ana şehrin parçalarına dönüşmüş. Bir şehir planına uygun düzenlenmediği için içiçe geçmiş küçük ve dar sokakları adeta keşfe açık bir yaya cenneti. Bu plansız ve iddiasız şehir gelişiminin sonucunda Londra’nın sadece bir merkezi yok, şehrin kalbi birçok yerde farklı bir ruhla atıyor.

Londra, klasikleşmiş büyük otellerinin yanı sıra, yeni açılan trendy butik otelleri ve şık ‘Bed&Breakfast’ları, yüzlerce sergi ve etkinliğe ev sahipliği yapan müze ve galerilerinin yanı sıra dönem dönem tüm şehri kapsayan tasarım ve sanat fuarları, dünyanın her mutfağına ait restoranları ve çılgın gece kulüpleri, hergün sahnelenen yüzlerce müzikal, opera, konser ve tiyatroları, geleneksel alışveriş merkezlerinin yanı sıra dünyaca ünlü markaların mağazaları ve özgün tasarımcı butikleri ile her tür zevke ve beğeniye sonsuz seçenek sunarak, misafirperverce kucak açıyor. 

Londra’nın özünü bir seferde algılamak mümkün değil elbette. İlk seferde turist gibi hissettiğiniz Londra’da, daha sonraki seferlerde kendinizi sokaklara bırakıp, müzelere, müzikallere, parklara, mağazalara, restoranlara, kafelere, gastro-publara dalıp çıkmak, bu zamansız ve özgün şehrin ruhunu kavramak için birkaç kez Londra’yı yaşamak gerekiyor. Emin olun her gidişte Londra size yeni bir yüzünü sunacak ve beklentilerinizi fazlası ile karşılayacak.

Gezginler İçin Öneriler

Londra Hakkında

LONDRA OTELLERİ:

LÜKS ve BÜYÜK OTELLER:

  • Mandarin Oriental Hyde Park, 66 Knightsbridge, Knightsbridge / Knightsbridge ve Hyde Park manzalarına nazır şehrin tam kalbindeki konumu, huzurlu avlusu, 2016’da çok şık estetik bir renovasyondan geçen geniş, ferah ve zevkli döşenmiş 181 odası, İngiliz gastronomi efsanesi Dinner by Heston Blumenthal restoranında gurme deneyimleri, Bar Boulud’un mükemmel kokteylleri ve Fransız bistrosu lezzetleri, kusursuz spa’sı ile Londra’nın büyük otelleri içinde favorimiz.
  • The Savoy, Strand, Covent Garden / 1889’da kapılarını açan Londra’nın en eski oteli Savoy, 100 milyon Pound’luk bir restorasyondan geçti, Art Deco köklerini koruyarak daha da parıltılı ve göz kamaştırıcı hale geldi. Otelin Beaufort Bar’ında bir kadeh şampanya sonrası şef Gordon Ramsay'nin Savoy Grill restoranında gurme bir akşam yemeği, ömür boyu unutulmayacak bir konaklama ve gastronomi deneyimi anlamına geliyor.
  • Brown’s Hotel, 33 Albemarle St., Mayfair / Viktaryen dönemi İngiliz lüksü ile özdeşleşen 91 odalı otel, tepeden tırnağa yenilendi ve İngiliz Çay Salonu gibi geleneksel klasiklerinin yanına, HIX restoranı gibi modern öğeler de eklendi.
  • Claridge’s, Brook St., Mayfair, Art Deco lobisi ve nefes kesici orjinal merdivenleri ile bir Londra klasiği olan 190 odalı otel, canlı piyano ve viyolin eşliğinde 5 çayı ile meşhur.
  • The Connaught Hotel, Carlos Place, Mayfair / 2008’de baştan aşağı yenilenen Londra’nın 121 odalı efsanevi oteli, hala ağırbaşlı zerafeti ve asaletini korurken ince ve zeki modern sürprizler de sunuyor.
  • Belmond Cadogan Hotel, 75 Sloane St., Knightsbridge / Oscar Wilde'ın favorilerinden Londra’nın en köklü otellerinden birisi olan Belmond Cadogan, 2018’de tepeden tırnağa yenilenmiş olarak açılıyor. Belmond zinciri üyesi otel, Knightsbridge’in kalbinde lüks ve şık odalarda konaklama deneyimi sunarken, misafirlerine Cadogan Gardens parkına ve tenis kortlarına giriş hakkı da tanıyacak.
  • The Edition, 10 Berners Street, Fitzrovia / Butik otel gurusu Ian Schrager’ın yeni lüks butik oteli açılır açılmaz restoranı, lobi barı ve şık odaları ile gözdeler arasına girdi.
  • The Shangri-La at The Shard, 32 London Bridge Street, Southwark / Mimar Renzo Piano’nun tasarladığı 310 metre yüksekliğindeki Avrupa’nın en yüksek gökdeleni olan The Shard binası büyük bir merakla bekleniyordu. Binanın 34-52. Katları arasında yer alan Shangri-La, muhteşem Londra manzalarına nazır odalarında Uzakdoğu misafirperverliği sunuyor.
  • Bvlgari Hotel and Residences, 171 Knightsbridge / Knightsbridge’da açılacan otel, Bvlgari şıklığı ve efsanesini devam ettiriyor.
  • Four Seasons Park Lane, Hamilton Place, Park Lane, W1 /Yaklaşık 2 yıl süren bir renovasyonun ardından, yeniden sahnelere dönen bu efsane otel için bekleyişe değmiş; baştan yaratılmış 192 odalı otel şimdi çok daha şık, zarif ve çağdaş. 
  • Four Seasons @ 10 Trinity Square, West & East End / Thames nehrinin yanında yer alan, 20. yüzyıl’da Sir Edwin Cooper tarafından tasarlanmış bu muhteşem Londra Liman Müdürlüğü Binası, 2014 yılında Four Season’s hizmet anlayışı, kalitesi ve elegansı ile 10 Trinity Square otel olarak kapılarını misafirlerine açtı. Londra Kulesi’nin yanı başındaki bu tarihi bina, hem lokasyonu hem de geleneksel görkemi ile en gözde oteller arasına yerleşti.
  • Corinthia, 10 Whitehall Pl., Covent Garden
  • The Berkeley, Wilton Place, Knightsbridge
  • The Lanesborough, Hyde Park Corner, Belgravia, Knightsbridge
  • The Dorchester, Park Lane, Mayfair
  • The MayFair Hotel, Stratton Street, Mayfair
  • The Ritz, 150 Piccadilly, Piccadilly
  • Dukes Hotel, 35 St James’s Place, Mayfair
  • Hilton London Park Lane, 22 Park Lane, Park Lane
  • Langham Hotel, 1C Portland Place, Regent Street, Oxford Circus
  • The Goring, 15 Beeston Place, Grosvenor Gardens, Belgravia
  • The Trafalgar Hilton, 2 Spring Gardens, Trafalgar

 

LÜKS BUTİK VE TASARIM OTELLER:

  • Chiltern Firehouse, Marylebone /Chateau Marmont, The Mercer, The Standard gibi efsanevi otellerin yaratıcısı, Hollywood, Miami ve New York’un sanat, tasarım, moda, müzik ve finans çevrelerinin nabzını tutmayı başaran işletmeci Andre Balazs, sihirli değneğini Londra’ya dokundurdu. Marylebone’da yer alan gotik Viktoryen mimarideki eski Manchester Square itfaiye istasyonu renove edilerek 26 süit odalı 5 yıldızlı muhteşem bir otele dönüştü. Şef Nuno Mendes ve Dale Osborne’a emanet restoranın kapısındaki kuyruklar ise açıldığı günden beri hiç azalmadı.
  • The Beaumont, Brown Hart Gardens, Mayfair / The Wolseley ve Fischer’s restoranlarının yaratıcıları Corbin & King’in ilk oteli Beaumont, neo-klasik art deco bir atmosfere sahip. Klasik ancak sıcak ve modern dokuya sahip otelin hamam, spa ve havuzu, 2 katlı Colony Grill Room restoranı, American lobby barı, 50 oda ve 23 suiti bulunuyor. En orjinal oda ise 3 kata yayılan robot şekilli Anthony Gormley heykelli odası.
  • The Zetter Townhouse, Marylebone 28-30 Seymour Street, Marylebone / Zetter zincirinin son oteli, Marylebone semtinin ağırbaşlı tarihi bir Georgian townhouse binasında yer alıyor. Antika mobilyalar ile döşenmiş, Wes Anderson film setindeymiş gibi renkli ve oyuncu 24 odası ve Tony Conigliaro’ya emanet Seymour's Parlour kokteyl barı ile şık bir Zetter klasiği.
  • The Zetter Townhouse Clerkenwell, 49-50 St John's Sq, Clerkenwell / St. John’s Square, Clerkenwell / St. John’s Meydanına çok yakın, 1750’lerden kalma bir malikaneden dönüştürülen, 11 oda ve 2 suitten oluşan bu otel, ‘teyzenizin evi’ konseptinde sıcacık dekorasyonu ve de zengin vintage mobilyaları ile son derece orjinal. Efsanevi kokteyller sunan ödüllü ZTH Coctail Lounge barı ise dolup taşan bir çekim merkezi.
  • Charlotte Street Hotel, 15-17 Charlotte St, Soho / Firmdale zincirinin en orjinal otellerinden birisi olan Charlotte Street, Virginia Wolf ve E.M. Foster gibi yazarların başlattığı Bloomsbury akımı temalı dekorasyonu, ve sergilediği eserleri ile edebiyat ve sanat karakterli bir otel. 52 odalı otel ayrıca Design Hotels üyesi.
  • Covent Garden Hotel, 10 Monmouth St, Covent Garden / Londra'nın gece gündüz cıvıl cıvıl olan, tiyatro, gece hayatı, eğlence ve alışveriş nabzının attığı Covent Garden'da yer alan, Firmdale zincirinin klasik İngiliz stilindeki şık oteli, yüksek tavanlı, geniş pencereli, Londra şehir manzaralı ferah odaları ve tiyatroseverlerin gözdesi Brasserie Max bistrosu ile gözde.  58 odalı otel ayrıca Design Hotels üyesi.
  • Haymarket Hotel, 1 Suffolk Place / Firmdale zincirinin gözdesi Mayfair ve Regent Caddesi mağazalarına, Haymarket Tiyatrosu ve National Gallery'e yakın merkezi konumu, klasik stil ile modern öğeleri buluşturan renkli dekorasyonu, 50 geniş ve ferah odası, kusursuz hizmet kalitesi ile dört dörtlük bir konaklama deneyimi sunuyor.
  • Blakes, 33 Roşamd Gardens, South Kensington / Anouska Hempel imzası taşıyan otel, siyah ağırlıklı loş ve teatral tasarımı, 39 adet şık ve geniş odası, Natural History ve Victoria & Albert müzelerine yakın konumu, hareketli bar ve restoranı ile, müzisyen, oyuncu, moda ve tasarımcı camiasının gözdelerinden.
  • Shoreditch Rooms, 1 Ebor Street, Shoreditch / Cowshed Spa'sı, bowling salonu, terasında ısıtmalı havuzu ile, bohem ve yaratıcı semtin şaşırtıcı modern lüks otelin 26 odası, tiny, small, small + isimlerinden de anlaşılacağı gibi biraz ufak.
  • The Egerton House, 17-19 Egerton St, Knightbridge / Picasso, Matisse gibi dünyaca ünlü sanatçıların orjinal eserlerini bir otelde görmeyi beklemiyor insan. Knightsbridge'in kalbinde, Harvey Nichols, Harrods, King's Road, Sloane Street gibi ünlü alışveriş merkezleri ve caddelerine noktalarına yürüme mesafesinde, 1843'den kalma tarihi bir binada yer alan Egerton House, her biri özgün bir dekorasyona sahip 33 odası, restoran, lobi ve lounge alanlarda sergilediği sanat koleksiyonu ile ünlü.
  • Artist Residence, 52 Cambridge Street, Pimlico / Sadece 10 odalı bu yeni butik otel, samimi bir ev gibi dekore edilmiş oldukça sıcak bir otel. Her odası ayrı bir tasarım porjesi gibi ele alınmış, ve her oda sizi nostaljik bir rüyaya sürüklüyor. Zarif lounge alanı, harika bahçesi, ve şef Michael Bremner’in 64 Degrees gurme restoranı ile küçük otel sevenler için ideal bir otel.
  • Boundary Hotel, 2-4 Boundary, Shoreditch / Viktoryen dönemden kalma eski bir depodan dönüştürülen otel ve restoran, her bir odası farklı bir tasarımcıdan veya akımdan ilham alarak dekore edilmiş, sanat ve tasarımı konaklama deneyimine entegre eden ferah ve aydınlık 17 odası ve Terence Conran imzalı gastronomik deneyimleri ile Londra’nın en yaratıcı bölgesinde yer alan yeni nesil bir otel.
  • St Martin’s Lane, 45 St Martin’s Lane, Oxford Circus / Morgans butik otel zincirinin üyesi Philippe Starck imzalı St Martin’s Lane otel, yaratıcı ve çağdaş stili ile ilk açıldığında tüm Londra’yı şaşırtmıştı. Merkezi lokasyonu, popüler Asia de Cuba restoranı ve ferah odaları ile hala gözdeler arasında.
  • The Zetter Hotel, St Johns Square, 86-88 Clerkenwell Road / 18. yüzyıldan kalma bir antrepodan dönüştürülen, 70'lerin stilini yansıtan ışıl ışıl otel, teknoloji ve çevre dostluğunu uyumla buluşturuyor. Cesur ve renkli dekorasyonlu 59 odalı ve teras süitli otelin dört bir köşesine yerleştirilmiş diş fırçası, kamera, şampanya, çay kahve otomatları, dijital müzik bankası Zetter'i kendine has kılan özellikler.
  • Ace Hotel Shoreditch, 100 Shoreditch High St., Shoreditch / Barber & Osgerby's Universal Design Studio tarafından tasarlanmış 258 odalı otel, büyük bir otel olsa da, kahve ve snackbarı, soğuk sıkım meyve suyu barı, Hoi Polloi restoranı, vintage mobilayalar ile döşenmiş endüstiryel-retro dokudaki odaları ile kişisel ve özgün deneyimler yaşatmayı başarıyor.
  • Ham Yard Hotel, 1 Ham Yard, Soho / Firmdale otel zincirinin yeni Soho oteli, bowling salonu, tiyatrosu, Dinosaur Designs ve Frescobol Carioca gibi hip markaların mağazalarının yer aldığı köy meydanı, eklektik ve renkli atmosferi, İngiliz 5 çayı seremonileri, ve yüksek tavanlı kocaman camlı ışıl ışıl şehir manzaralı odaları ile şehrin en sükselisi.
  • The Soho Hotel, 4 Richmond Mews, Soho / Firmdale zincirinin başka bir şık alternatifi klasik İngiliz stili ile modern sanatı buluşturan, tarihi binada dev camları ile ışıl bir ortam sunan 91 odalı, 6 suitli, 4 özel daireli Soho otel, ayrıca bir Design Hotels üyesi.
  • Mondrian London, 20 Upper Ground, South Bank / Mondrian efsanesi Hollywood, South Beach ve New York’tan sonra, Shoreditch House’un tasarımcısı Tom Dixon’ın imzası ile Londra’da. Otelin girişinden lobiye ve nehir kıyısına kadar uzayan bir gemi gövdesini anımsatan bakır enstelasyonun yanı sıra, iç dekorasyonda kullanılan eklektik ve sofistike öğler ile, 1920’lerin transatlantik cruise gemisi ihtişamı yansıtılmış. Borough Market’a yürüyüş mesafesindeki otelin, nehre bakan geniş ve ferah 359 odası, Sea Containers restoranı, Dandelyan kokteyl barı, ve 12. kattan muhteşem Thames nehri manzaraları sunan teras barı, Aqua Spa bulunuyor.
  • Library, 112 St Martin’s Lane, Soho / Tasarımcı Marc Peridis’in imzasını taşıyan dekorasyon, kızıl tuğla duvarlar, ahşap raflar ve tavanlar, bordo ve kahve berjer, kristal avizeler ve eski fayanslar ile aristokrat evi atmosferi taşıyor. Otel, bar, özel üyelik kulübü olan Library, misafirlerine sofistike, rafine ve konforlu bir konaklama deneyimi sunuyor. Ayrıca otelde tasarım, mimari ve edebiyat sohbetleri ve viski tadımı gibi etkinlikler yer alıyor. Terasında yer alan bar DJ performansları ile gözde kulüp haline geldi bile.
  • Rough Luxe Hotel, 1 Birkenhead St., Bloomsbury / 9 odalı otelin kapısında her daim duran 'No Vacancy' tabelasını dikkate almayın, içerisi klasik ve çağdaş sanat eserleri, tarihi duvar kağıtları ve komşu brasserie Ottolenghi’den gelen taze croissant kokuları ile kalbinizi fethedecek zevkli ve sofistike bir otel.
  • Knightsbridge Hotel, 10 Beufort Gardens, Knightsbridge / Firmdale otel zincirine ait, Harrods ve Harvey Nichols’ın dibinde, Sloane Caddesi ve Brompton Cross mağazalarına yürüme mesafesindeki, Georgian townhouse stili binadaki 44 odalı otel, alışveriş meraklılarının gözdesi.
  • St John Hotel, 1 Leicester Street, Leicester Square /Uzun zamandır beklenen bu 15 odalı yeni otel Leicester Square’de yer alıyor. Krem ve beyaz ağırlıklı minimalist dekorasyonu ile ferah, sade ve taze görünüm taşıyan otelin ayrıca restoranı çok gözde.
  • Cafe Royal Hotel, 68 Regents Street, Soho /Regent Caddesi üzerinde yer alan Oscar Wilde’ın favori restoranı Cafe Royal, üzerinde yer alan bina ile birleşerek ultra lüks bir otele dönüştü.
  • The Hari London, 20 Chesham Place, Belgravia / Thompson Otel grubuna ait bu 85 odalı otel ‘geleneksel İngiliz misafirperverliği ve Amerikan bohemliği’ mottosu ile Belgravia’da açıldı.
  • Nobu Shoreditch, 10-50 Willow Street/ Ron Arad tarafından tasarlanan otel ve restoran, ünlü NOBU markasının açtığı ilk otel.
  • Armani Hotel, Knightsbridge / Giorgio Armani, Milano ve Dubai’den sonra Knightsbridge’da yer alan London’s Admiralty Arch'ı ultra lüks bir otele dönüştürdü.
  • 33 New Road, 33 New Rd., Whitechapel / Whitechapel’de tarihi bir Georgian evi, tamamen kişisel ve özgün bir tasarım ile 6 kişilik bir konaklama alternatifine dönüştürülmüş.
  • Bvlgari Hotel and Residences, 171 Knightsbridge, Knightsbridge
  • The Wellesley, 55 Wellesley Road, Knightsbridge
  • Baglioni Hotel, 60 Hyde Park Gate, Kensington
  • 45 Park Lane, 45 Park Lane, Mayfair
  • Brown’s Hotel, 20 Albemarle Street, Mayfair
  • The Mandeville Hotel, Mandeville Place, Mayfair
  • The Portobello Hotel, 22 Stanley Gardens, Notting Hill
  • York & Albany Hotel, 127-129 Parkway, Camden Town

 

ORTA FİYATLI OTELLER:

  • Hoxton Hotel, 81 Great Eastern Street, Shoreditch/ The British Museum ve Royal Opera House’a birkaç adım ötede açılan Hoxton Holborn, Covent Garden ve Oxford Street'e yakın merkezi konumu, endüstriyel dokuyu çağdaş dekorasyon ile buluşturan atmosferi, 205 adet rahat ve konforlu odası, sağlıklı kahvaltıları, Espresso barı ve de nispeten uygun fiyatları ile modern gezginler için ideal bir adres.
  • Sanderson, 50 Berners St. Soho / 1950’lerde inşaa edilmiş kutu gibi bir binaya Philippe Starck’ın eli değince, avangart Cocteau stilinde renkli, çılgın ve mizah dolu bir otele dönüşmüş. 150 odası ve 25 metre uzunluğundaki Long Bar’ı ile gözdeler arasında.
  • The Pelham, 15 Cromwell Place, South Kensington / Şehrin en önemli müze ve alışveriş noktalarına yakın konumda, tarihi bir binada, şık ve klasik İngiliz townhouse stili 50 odalı otel, Design Hotels grubu üyesi.
  • Number Sixteen, 16 Summer Place, South Kensington / Viktoryen döneme ait göz alıcı binada yer alan, modern İngiliz atmosferini yansıtan, Firmdale zincirinin 42 odalı oteli müzelere ve alışveriş noktalarına yakın konumu ile gözde bir otel
  • Guesthouse West, 163-165 Westbourne Grove, Notthing Hill / Özgün ve orjinal butik ve galerilere ev sahipliği yapan Notthing Hill'de, Edward dönemine ait bir İngiliz evi 20 odalı sıcak ve stil sahibi bir B&B otele dönüşmüş.
  • The Main House, 6 Colville Road, Notthing Hill / Viktoryen binada antikalar ile döşenmiş bir evi andıran sıcak ve samimi otel, Portobello Antika Pazarına ve Notthing Hill sanat galerileri ve tasarım dükkanlarına çok yakın bir konumda yer alıyor.
  • The Rookery, Peter's Lane, Cowcross St. / St Paul Katedrali, Tate Modern ve Holborn gibi ziyaret noktalarına yakın konumda, klasik İngiliz stilinde tarihi evler renove edilerek, antika mobilyalar ile dölenmiş 33 odadan oluşan nostaljik bir otel ortaya çıkmış.
  • The Grazing Goat, 6 New Quebec Street, Marylebone /Şehirde country tarzını yansıtan yeni 8 odalı pub ve butik otel Marylebone’da yer alıyor. Ahşap kaplama yer ve duvarları, loş aydınlatması, rustik mobilyaları, kocaman şömineleri ile sıcacık bir tarza sahip odaları ile İngiliz malikaneleri ve Alp şalelerini andırıyor.
  • Dean Street Townhouse, 69-71 Dean St., Soho / Soho House ailesinin üyesi otelin merkezi konumu, ve zevkli dekorasyonu, biraz gürültülü odaları şehrin nabzını tutmak isteyenler için ideal.
  • Art’otel Hoxton, 12 David Mews / Güney Shoreditch’te açılan 18 katlı 350 odalı otel, bu trendy bölgenin yıldızalarından birisi
  • Me by Melia, Marconi House, 336-337 The Strand / Strand’da yer alan, Norman Foster tarafından tasarlanan bu otel, ‘deneyim odaklı’ kişisel oteller trendinin güzel bir örneği.
  • Ampersand Hotel, 10 Harrington Road / South Kensington’da 1888’den kalma orjinal Viktoryen mimarili muhteşem binada yer alan yeni butik otel

 

UYGUN FİYATLI OTELLER

  • Tune Hotel Kings Cross, 2-5 St Chad's Street, Kings Cross
  • The Main House, 6 Colville Road, Notthing Hill
  • Miller’s Residence, 111 a Westburne Grove, Notthing Hill
  • Courthouse Kempinski, 19-21 Great Marlborough Street, Soho
  • Sofitel St James, 6 Waterloo Place, Mayfair & St James's
  • Myhotel Chelsea, 35 Lxworth Place, Chelsea
  • Myhotel Bloomsbury, 11-13 Bayley Street, Bedford Square
  • High Road House, 162 Chiswick High Rd., Chiswick
  • London Marriot Hotel County Hall, Westminster Bridge Road, Waterloo / South Bank
  • Town Hall Hotel & Apartments, Patriot Square, East End
  • 54 Boutique Hotel, 54 Queens Gate, South Kensington
  • Millennium Hotel London Mayfair, 44 Grosvenor Square, Mayfair
  • Threadneedles Hotel, 5 Threadneedle Street, The City
  • Klasina Blackwall Basin, Blackwall Basin, Canary Wharf
  • Circus Apartments, 39 Westferry Circus, Canary Wharf
Londra Hakkında

ALIŞVERİŞ ADRESLERİ:

Harrod’s, Harvey Nichols, Selfridges ve Liberty gibi Londra’nın en önemli çok katlı mağazalarına ve sayısız marka butiğe ev sahipliği yapan Knightsbridge ve Mayfair bölgeleri, alışverişin nabzını tutan bölgeler.

Dünya markalarının yanı sıra daha özgün tasarımcı butiklerine Notthing Hill, Covent Garden ve Soho’da rastlayabilirsiniz. Shoreditch ise Londra’nın en genç, yaratıcı ve cesur tasarımcı butikleri ile trend belirleyici bölge.

Mayfair’deki dünya markalarına ev sahipliği yapan alışveriş durakları: Selfridges, Liberty, Vivienne Westwood, Six, Nonna Karan, Stella McCartney, Loubotin, Marc Jacobs, Burberry, Nicole Fahri, Louis Vuitton, Chanel, Prada, Manola Blahnik, Matthew Williamson, Alexander McQueen, ShowStudio, Browns, Burlington Arcade ve Topshop.

Knightsbridge, Sloane Street ve Kings Road’dayken Harrod’s, Harvey Nichols, Alex Eagle, Cutler & Gross, Philip Treacy, Bluebird Shop’a uğrayabilirsiniz.

Covent Garden’da Two See, Unconditional, Microzine, Stephen Jones, Soho’da ise Doors by Jas, Tashi, Beyond the Valley, Find, Kokon to Zai, 59 Broadwick Street, oyuncu ve keyifli dükkanlar.

Notting Hill’de ise Zadig & Voltaire, Nicole Fahri, Emma Hope, Paul & Joe, Diane Von Furstenberg, Heidi Klein, Temperley London, Paul Smith, Agent Provocateur, Twenty8Twelve, The Dispensary, Matches modanın nabzını tutan adresler.

Shoreditch ve Brick Lane’in sıradışı adresleri ise: Labour and Wait, AllSaints, Comfort Station, Skandium, A Burcher of Distinction, Comfort Station, Junky Style, Luna & Curious, Hurwundeki, The Menu, Tatty Divine, Start, Annie’s, Rellik, This Shop Rocks, Beyond Retro. 

Beğendiğimiz bazı adreslere aşağıda yer verdik:

  • Alışveriş Merkezi: Harvey Nichols,109-125 Knightsbridge
  • Alışveriş Merkezi: Selfridges, 400 Oxford Street
  • Alışveriş Merkezi: Harrods, 87-135, Brompton Road
  • Konsept Mağaza: Alex Eagle, Walton St, Chelsea
  • Konsept Mağaza: Darkroom, 52 Lamb’s Conduit Street
  • Konsept Mağaza: Dover Street Market, 17/18 Dover Street
  • Konsept Mağaza: Microzine, 1.2 Kingly Court, Carnaby Street
  • Konsept Mağaza: Dover Street Market, 17-18 Dover Street, W1S 4LT
  • Konsept Mağaza: Comfort Station, 22 Cheshire Street, Shoreditch
  • Konsept Mağaza: Labour & Wait, 18 Cheshire Street, Shoreditch
  • Konsept Mağaza: Find 32 Charlotte Road, EC2
  • Konsept Mağaza: Beyond the Valley, 2 Newburg Street
  • Konsept Mağaza: Paul Smith Furniture & Curiosity Shop, 9 Albemarle Street
  • Konsept Mağaza: Kokon To Zai, 57 Greek Street
  • Konsept Mağaza: Cochinechine, 74 Heath Street Hampstead
  • Konsept Mağaza: Coco Ribbon, 21 Kensington Park Road, Notting Hill, W11 2EU
  • Giyim: NO-ONE, 1 Kingsland Road, Shoreditch
  • Giyim: YMC, 23 Hanbury St & 11 Poland St
  • Giyim: Folk, 11 Dray Walk
  • Giyim: Lucy in Disguise, 10-13 King Street
  • Giyim: Urban Outfitters, 200-211 Oxford Street, Fitzrovia
  • Giyim: ShowStudio, 1-9 Burton Place
  • Giyim: Browns, 24-27 South Molton Street
  • Giyim: Liberty, 210-220 Regent Street
  • Giyim: Diane Von Furstenberg, 83 Ledbury Road
  • Giyim: Vivienne Westwood, 44 Conduit St ve 6 Davies St
  • Giyim: Stella McCartney, 30 Bruton Street
  • Giyim: Alexander McQueen, 4 Old Bond Street
  • Giyim: Browns Focus, 38-39 South Molton Street
  • Giyim: Twenty8Twelve, 172 Westbourne Grove, Notting Hill
  • Giyim: Kokon To Zai 57 Greek Street
  • Giyim: Alice Temperley, 6-10 Colville Mews Nothing Hill
  • Giyim: Matthew Williamson, 28 Bruton Street Mayfair
  • Giyim: Zadic & Voltaire, 182 Westborune St
  • Giyim: Paul & Joe, 41 Ledbury Road
  • Giyim: Junky Styling, 91 Brick Lane
  • Giyim: The Menu, 45 Brushfield Street, Spitalfields
  • Giyim: Start, 42-44 Rivington Street
  • Giyim: AllSaints, 114 Commercial Street
  • Vintage: Rellik 8, Golborne Road Ladbroke Grove
  • Erkek giyim: Start, 42-44 and 59 Rivington Street
  • Erkek Giyim: Present, 140 Shoreditch High Street
  • İç Çamaşırı: Agent Provocaeur, 305 Westborune St
  • Ayakkabı: Louboutin, 17 Mount Street
  • Ayakkabı: Tracey Neuls, 29 Marylebone Lane, Marylebone
  • Ayakkabı: Six, 24 Savile Row
  • Şapka: Philip Treacy, 69 Elizabeth Street
  • Parfüm: Scent Systems, 11 Newburgh Street Soho
  • Ev Eşyaları: Conran Shop, Michelin House, 81 Fulham Road
  • Ev aksesuarları: Labour and Wait, 18 Chesire Street E2
  • Ev Tasarım Eşyaları: Skandium, 86 Marylebone High Street, W1U 4QS
  • Mobilya: Thorsten van Elten, 22 Warren Street
  • Ahşap Antika Mobilya: Exhibit, 20 Goswell Road, EC1
  • Kitap: Daunt Books, 83 Marylebone High Street
  • Kitap: Travelbookshop, 13 Blenheim Crescent
  • Yiyecek: Speck, Holland Park, 2 Holland Park Terrace
  • Peynir: La Fromagerie, 2-6 Moxon Street Marylebone
  • Çukulata: La Maison du Chocolat 45-46 Piccadil
  • Sebze, Meyve, Yiyecek Pazarı: Cumartesileri Broadway Market London Fields ile Regent’s Canal arası
  • Sebze, Meyve, Yiyecek Pazarı: Cumartesileri Borough Market, 8 Southwark Street, South Bank
  • Ev eşyaları ve Kıyafet Pazarı: Pazar günleri Spitalfields Market, 105a Commercial Streeet
  • Antika Pazarı: Cumartesi günleri Portobello Market, Notthing Hill

MÜZE ve SANAT GALERİLERİ:

  • Tate Modern, Bankside, SE1 / İngilizlerin çağdaş sanata olan tedbirli yaklaşımını kırarak, modern bir kültür merkezi haline gelmesini sağlayan Tate Modern, Thames nehri kıyısında eski bir elekrik santralininin dünyaca ünlü mimarlık firması Herzog & de Meuron tarafından dev bir müzeye dönüştürülmesi sonucu, şehrin modern ve çağdaş sanatın nabzını tutan çekim merkezi haline geldi. Geniş koleksiyonu ve dönemsel sergilerinin yanı sıra, Tate Modern binasına 2016 yılında eklenen 65 metre yüksekliğinde 10 katlı piramit şeklindeki yeni Switch House sergi alanı ise, yine Herzog & de Meuron’un imzasını taşıyor, ve Londra’nın sanat sahnesine taze kan aşılıyor.
  • Tate Britain, Millbank, SW1 / İngiliz sanatının 500 yıllık dönemine ait geniş bir koleksiyona sahip Tate Britain, tema, akım ve sanatçılara göre düzenlenen kalıcı ve dönemsel sergilere ev sahipliği yapıyor.
  • The National Galley, Trafalgar Square, WC2 / Trafalgar Meydanındaki göz alıcı tarihi bina, 13. – 19. Yüzyıllar arası batı Avrupa sanatına ait dünyaca ünlü sanatçıların eserlerini segiliyor. Sanatçı ve akımlara odaklanan dönemsel sergiler de gerçekleşiyor.
  • British Museum, Great Russell Street, WC1 / Dünya’nın en eski müzesi olan British Museum dev sütunlar üzerinde yükselen tarihi bir binada yer alıyor. Cam kubbeli giriş bölümünde yer alan Reading Room kütüphanesi, zamanında Oscar Wilde, Mahatma Gandhi, Karl Marx, George Bernard Shaw gibi efsanevi isimlerin ziyaret ettiği bir kütüphane. Müze Orta Doğu, Antik Mısır ve Sudan, Yunan ve Roma Antikaları, İslam Eserleri, Japon ve Doğu Antikaları, Etnogrofya, Tarih Öncesi, Avrupa, Madalya ve Paralar, Baskı ve Çizimler gibi farklı galerilerden oluşuyor.
  • Natural History Museum, Cromwell Road, South Kensington / Doğal Tarih Müzesi koleksiyonundaki 70 milyon parça yaşam ve yerbilim örnekleri beş ana kategoride sergileniyor: Botanik, Entomoloji, Mineraloji, Paleontoloji ve Zooloji. Dönemsel olarak fotoğraf sergilerine de ev sahipliği yapan müzenin, adeta bir katedrali andıran süslü mimarili tonozlu salonundaki dev Diplodocus örneği ve dinozor iskeletleri sergisi çocuklarla ziyaret etmek için ideal.
  • Victoria & Albert Museum, Cromwell Road / Dünyanın farklı medeniyetleri ve kültürlerinden 3000 yıllık geniş bir döneme ait eserleri sergileyen ihtişamlı bina, İngiliz mobilyaları koleksiyonu, metal, moda, mücevher ve kitap tasarımı koleksiyonları, ve dönemsel özel sergi ve organizasyonları ile şehrin en ilgi çekici müzelerinden.
  • Royal Academy of Arts, Burlington House, Picadilly /1768’den beri William Blake, Sandra Blow gibi sanatçıları yetiştiren, İngiltere’nin en köklü sanat kurumu olan akademi, dünyaca ünlü sanatçılara ait kalıcı ve dönemsel sergilere ev sahipliği yapıyor. 
  • Somerset House, Strand, Temple / Thames nehri kıyısında yer alan Neoklasik bina, sergi alanları, sanat akademisi, galeriler, kütüphane, çok geniş bir koleksiyon ve dönemsel sergilere ev sahipliği yapan bir sanat kompleksi. Avlusu kışın paten, yazın da konser alanına dönüşüyor.
  • Barbican Center, Silk Street, Barbican / Sanat galerileri, konser, tiyatro ve sinema salonları, kütüphaneden oluşan bu Kuzey Londra sanat merkezi, performansları ve sergileri ile takip edilmeye değer bir hazine.
  • Serpentine Gallery, Kensington Garderns, Knightsbridge / Modern sanat deyince şehirde akla gelen ilk galerilerden birisi olan Serpentine, Hyde Park’ın Kensington Bahçeleri içinde çağdaş sanata ait çok çarpıcı ve etkileyici sergilere ev sahipliği yapıyor.
  • White Cube Gallery, 25-26 Manson’s Yard, St. James ve 48 Hoxton Square / Damien Hirst, Tracy Emin gibi sıradışı ve cesur İngiliz sanatçıların ilk destekçilerinden olan White Cube, marjinal eserler görmek isteyenler için ideal bir adres.
  • Design Museum, 28 Shad Thames / Modadan mimariye, grafikten mobilya tarasımına birçok farklı alanda dönemsel sergilere ev sahipliği yapan tasarım müzesi.
  • The Wallace Collection, Hertford House, Manchester Square
  • Sotheby’s, 34 New Bond Street
  • Aubin Cinema, 64-66 Redchurch Street
  • Everyman Cinema, 203 Haverstock Hill & 5 Holly Bush Vale
Londra Hakkında

LONDRA ROTALARI:

Çok geniş bir alana yayılmış Londra’yı birkaç şehrin birleşimi olarak düşünmek mümkün. Batı, Kuzey, Doğu ve Güney bölgeleri içinde birçok farklı mahalleden oluşan şehirde her bölgenin ayrı bir kimliği ve tarzı var.

Bir örümcek ağı gibi Londra’nın yer altına örülmüş metro, şehrin her köşesini keşfetmek için en ideal ulaşım aracı. Metro veya şehirlilerin tabiri ile ‘Tube’u kullanmak isterseniz günlük veya haftalık Oyster kartlarını alabilirsiniz. Şehrin sembolü haline gelmiş çift katlı kırmızı otobüsler, siyah klasik otomobil taksiler ise notaljik ulaşım alternatifleri.

Londra’ya ilk kez giden turistler için Trafalgar Meydanı, Buckingham Sarayı, St Paul’s Katedrali çekim merkezler iken, Londra’yı ikiye bölen Thames Nehri civarındaki Tower Bridge Köprüsü ve yanıbaşında yükselen London Tower Kraliyet Sarayı, Big Ben Saat Kulesi, Westminister Katedrali, Parlamento Binası ve modern Londra’nın modern anıtı London Eye dönme dolabı şehrin diğer sembolleri.

Şehirde her bölgenin ayrı bir ruhu var; City bir finansal merkez iken, West End kültürel bir çekim alanı, SoHo kulüpleri ve pubları ile gece hayatını sevenlerin merkezi, daha çok huzuru, sessizliği ve elegansı arayanların rotası ise South Kensington. Geleneksel ve yoğun İngiliz tarzını ve en keyifli alışverişi arayanlara Mayfair hitap ederken, East Central sanatın ve yaratıcılığın merkezi haline geldi. Bohem Notthing Hill nostaljik bir ruha sahip iken, trend belirleyici ve özgün bohemliğe sahip bölge Shoreditch.

Gerçekten de Londra’nın son dönemlerde en popüler bölgesi Doğu yakası. Eskiden işçi ve göçmen sınıfın yaşadığı Camden, Shoreditch, Bethnal Green ve Dalston mahalleleri, sanatçı, tasarımcı ve modacıların akınına uğrayarak yaratıcı ve hip bir kimliğe büründü.

Londra’nın yeni nesil mimari ve müze örnekleri:

Londra’nın 21 yy’a kadar sahip olduğu klasik mimari ve müzecilik yaklaşımına, yeni yüzyılda bir yandan tüm heybeti ile yükselen mimari projeler, diğer yandan sanat, tasarım ve moda alanlarında eklenen taze, yeni ve canlı girişimler dinamizm kazandırdı.

Uzun yıllar ihmal edilmiş South Bank bölgesi, Londra’nın iyimser ve yüzü geleceğe dönük sembolleri ile çağdaş bir çehreye büründü.  Tate Modern, İngilizlerin çağdaş sanata olan tedbirli yaklaşımını kırarak, modern bir kültür merkezi haline geldi. Tate Modern binasına 2016 yılında eklenen 65 metre yüksekliğinde 10 katlı piramit şeklindeki yeni Switch House sergi alanı ise, dünyaca ünlü mimarlık firması Herzog & de Meuron’un imzasını taşıyor, ve Londra’nın sanat sahnesine taze kan aşılıyor.

Nehir kıyısındaki müzenin karşı kıyısında yükselen Julie Barkow ve David Marks tarafından tasarlanan London Eye ve Norman Foster tarafından tasarlanan GLA (Greater London Authority) binaları; kıvrımlı, teknolojik ve saydam tasarımları ile dinamizme, şeffaflığa, modernliğe ve de değişik ifade ve dışavurumlara açıklığı dile getiriyor adeta. Mimar Renzo Piano’nun camdan bir piramit şeklinde tasarladığı 310 metre yüksekliğindeki Avrupa’nın en yüksek gökdeleni olan The Shard binası büyük bir merakla bekleniyordu. Londra semalarına asaletle yükselen bu cesur mimari örneği 2013'te açıldı ve hemen Londra'nın yeni simgesi haline geldi. The Shard'ın içinde Shangri-La oteli, birçok lüks restoran, ofis, residans, mağaza ve 360 derece panoramik seyir terası yer alıyor.

Şehrin doğusunda yaratılan yeni Olimpik Park, stadyumu, basket ve tenis sahaları, koşu parkurları, havuzları ile sadece dev bir Olimpiyat Spor Merkezi değil, ağaçları, parkları, çimenlik alanları, çiçek bahçeleri ve nehir kenarı yürüyüş alanları ile, Avrupa metropolleri arasındaki en büyük yeşil alan haline geldi. Olimpik Park’ta yer alan Zaha Hadid tasarımlı Aquatics Center ve Anish Kapoor ve Cecil Balmond’un Babil kulesinden esinlenerek tasarladığı, 115mt yüksekliğinde Arcelor Mittal Orbit gözlem kulesi, Londra’nın yeni tasarım harikaları.

Londra’nın modernleşme hareketi, geleneksel müze ve kültür sanat merkezlerine de yansıdı: British Museum binasının 19yy mimarisi, orjinaline uygun restore edilirken, iç avlusunun üzerine yerleştirilen Norman Foster’ın cam kubbeli gölgeliği çağdaş bir dokunuş kazandırdı. Royal Opera House yenilendi, genişletidi ve modernleştirildi. Somerset House birçok önemli sanat koleksiyonu eklenerek yeniden yaratıldı. Marylbone’da yer alan harika porselen, mobilya ve Rokoko eserlere ev sahipliği yapan Wallace Collection, Rick Mather’in tasarladığı atrium ile genişletildi. Picadilly’deki Hauser & Wirth Galerisi artık klasik mimari ile çağdaş sanatı buluşturuyor. Eskiden sadece koşu ve piknik alanı olan Hyde Park bile artık çağdaş sanatçıların enstelasyonlarına ev sahipliği yapıyor.

Londra’da Tasarım Rüzgarı – Frieze Fuarı:

Dünyanın en önemli çağdaş sanat fuarlarından birisi olarak görülen Frieze Çağdaş Sanat Festivali, her yıl Ekim ayında gerçekleşiyor. Londra’da Regent’s Park’ta dünyanın seçkin sanatçılarının eserlerinin sergilendiği fuarda yüzlerce sanat galerisi yer alıyor.  Her sene en güncel ve heyecanlı sanat işlerini sergileyen fuar sırasında Fireze Film, Sculpture Park, Frieze Talks ve Frieze Projects gibi uydu etkinlikler de yer alıyor.  Frieze Fuarı ile eş zamanlı gerçekleşen Frieze Masters sanat tarihine ve ustalara çağdaş bir mercekten bakış sağlayan bir kardeş fuar. Frieze Masters, antikalar, Asya el sanat işleri, el yazmaları, Ortaçağ ve Modern dönem eserleri, eski ustlalar, 19. Yüzyıl fotoğraf, heykel ve resimleri gibi dünyanın farklı yerlerinden binlerce yıllık sanat eserlerini keşfetmek ve satın almak için önemli bir fırsat sunuyor. Kuzey Londra’da Frieze rüzgarı eserken, Mayfair da soylu ve zarif bir sanat sahnesine dönüşüyor. Frieze ile aynı tarihlerde önemli koleksiyonerlerin ilgi gösterdiği dünyanın en köklü ve ünlü galerilerinin katıldığı PAD London sanat & tasarım fuarı Berkeley Meydanında gerçekleşiyor.

 

LONDRA İLK KEZ GİDENLER İÇİN ÖNERİLER:

  • Londra’nın mihenk taşları: Trafalgar Meydanı, Buckingham Palace, Big Ben, St Paul’s Katedrali.
  • Londra’yı ikiye bölen Thames Nehri civarındaki Tower Bridge ve yanıbaşında yükselen London Tower kraliyet sarayı, Big Ben saat kulesi, Westminister Katedrali, ve Parlamento Binası ve modern Londra’nın modern anıtı London Eye dönme dolabı şehrin diğer sembolleri.
  • Londra’nın bohem havasını solumak için Notthing Hill’de Portobello Sokağı ve Carnaby Caddesi yürümeye değer.
  • Sanat merkalıları için ise Cork Street ve de Broadway Market’ten başlayarak Vyner Street’e Regent's Canal’ı yürümek doğru rotalar.
  • Antika severler için Camden Passage’deki antikacı dükkanları, klasik İngiliz tarzını görmek için ise Brompton Cross’daki dükkanlar önerilir.
  • Hem Shoreditch hem de Pimlico ve Elizabeth Street, sürekli açılan kafeler, mağazalar, restoranlar ve sanat galerileri ile Londra’nın en yeni “in” bölgeleri.
  • Londra’nın en güzel manzarası ise Waterloo Bridge üzerinden.

 

Londra Parkları:

Londra şehrinin göbeğindeki dev parklarda yapacağınız yürüyüşler ile dört mevsimin doğadaki yansımalarına şahit olabiliyorsunuz. Londra Parklarını müze & mahalle & sokak keşifleri ve alışveriş rotalarınız ile birleştirip gün içerisinde kendiniz için şehir & sanat & doğa ilhamı dengesi sağlayabilirsiniz:

  • Şehrin ortasında yer yer alan Hyde Park yürüyüşü, Knightsbridge ve Sloane sokakları veya Oxford Caddesi keşifleri ile birleştirilebilir. 2.5 kilometre uzunluğunda 1.5 kilometre uzunluğundaki Hyde Park Londra’nın akciğeri. Westminster Abbey rahiplerinden 1536’da Kral 8. Henry tarafından geyik avı için alınan park, 1600’larda halka açılmış. Londra’nın en eski kayık göleti olan ve çeşit çeşit ördekler, kazlar, su tavukları, dalgıç kuşları, kuğulara ev sahipliği yapan Serpentine, Hyde Park’ın güneyinde yer alıyor. Serpentine Gallery ise çağdaş sanatın çarpıcı örneklerine ev sahipliği yapıyor. İki yüzyıldır toplu gösterilerin ve protestoların alanı olarak da bilinen Hyde Park’ta, 1872’de politik ve dini vaazlar verenler için Speakers' Corner köşesi yapılmış ve hala yarı çılgınların konuşmalarını dinleyebiliyorsunuz. Yürüyüş, koşu, paten, kaykay, bisiklet ve at binicileri için alanları olan parkta Mayıs Ekim arası elektrikli golf arabaları olan Liberty Drives ile dolaşabiliyorsunuz. Park Lane tarafinda Aldford Street North Gate kapısına yakın Joy of Life fountain yazın serinlemek isteyenlere ev sahipliği yapıyor.
  • Şehrin ortasında yer alan Kensington Gardens yürüyüşü, Nothing Hill semti veya Natural History Müzesi keşifleri ile birleştirilebilir. Eskiden Kensington Sarayı’nın bahçeleri olan Kensington Gardens, Hyde Park’ın batısında yer alıyor. 111 hektarlık alana yayılan parkını Kensington Sarayı, Albert Memorial, Royal Albert Hall, Serpentine Galerisi gibi soylu binalar çevreliyor ve 900 yıllık bir ağaç kökü olan Elfin Oak da Kensington bahçelerinde yer alıyor.
  • Şehrin güney batısında yer alan St James Park yürüyüşü, Royal Academy ve National Gallery Müzeleri Picadilly ve Leichester meydanları, Bond caddesi keşifleri veya London Eye, South Bank ve Tate Modern ziyareti ile birleştirilebilir. St James's Sarayının misafirleri için tasarlanan St James's Park’ın içindeki gölet kuğu, kaz, ördek, pelikan gibi onlarca çeşit kuşa ev sahipliği yapıyor. Her gün öğleden sonra 2.30 ve 3 arası beslenirken görebileceğiniz pelikanları Rus elçisi Kral 2. Charles’a hediye etmiş. Göletin üzerinde yer alan köprüden Buckingham Sarayı’nın ve Green Park manzalarını seyretmek mümkün. Parkın kuzeyinde yer alan, Buckingham Sarayını Trafalgar meydanı ile birleştiren Mall, Kral II. Charles’ın erken dönem kriket oyunu olan 'paille-maille' alanıymış. St James's Parkının güneyinde Wellington Barracks’ta Guards Museum; doğusunda ise Horse Guards Household Cavalry Museum yer alıyor.
  • Kuzey’de yer alan Regent’s Park yürüyüşü, Marylebone semti ve Madam Tussaud müzesi keşfi ile birleştirilebilir: Londra’nın kuzeybatısında 166 hektarlık alana yayılmış Regent's Park, eskiden Kral 8. Henry’nin av alanıymış. Sadece kraliyet mensubu soyluların girebildiği park, 1845’de halka açılmış. Içinde Londra Hayvanat Bahçesi, Londra Açık Hava Tiyatrosu, kayık gezintileri yapılan göleti, 400 çeşit 30.000’den fazla gülün yer aldığı Kraliçe bahçeleri, futbol ve kriket oyun sahaları, tenis kortları, Regent’s koleji, manzaralara nazır Garden Café gibi birçok kafe ve ağaç ev oyun alanı (Hanover Kapısına yakın) yer alıyor.
  • Şehrin güneyinde yer alan Battersea Park yürüyüşü, Kings Road ve Chelsea semti keşifleri ile birleştirilebilir. Londra’nın güneyinde Thames nehri boyunca uzanan Battersea Park, 83 hektarlık bir alana yayılmış yemyeşil bir park. 1858’de halka açılan parkta küçük bir hayvanat bahçesi, kayıkla gezinti yapılan gölet, konser alanı, tenis kortları, koşu parkuru, footbal sahası ve açık hava spor eğitim alanı, sergi, konser ve fuarlara ev sahipliği yapan Battersea Evolution, Pump House galerisi, King's Road Cricket kulübü ve London Peace Pagodası yer alıyor.


- Zeynep Boneval / Yolculuk Terapisi

En Popüler Gezgin Notları

Roma Hakkında

Dünyanın en büyük imparatorluklarından birisi olan Roma İmparatorluğunun merkezi büyüleyici Roma, ...

Londra Hakkında

32 bölgeye ayrılmış 1.500 kilometrekarelik alanda, 8,5 milyon insanın yaşadığı Londra şaşırtıcı bü...

New York Hakkında

Hiç uyumadan 24 saat yaşayan, dünyanın kesişim ve kültürlerin erime noktası New York, sonsuz enerj...

Paris Hakkında

Paris içinde binlerce çeşitliliği ve tarzı barındırabilecek dehaya sahip, modası hiçbir zaman geçm...

Dubai Hakkında

Las Vegastan sonra çölün ortasında kurulmuş en büyük şehir olan Dubainin çok genç bir şehir olması...