Paris Hakkında

20.07.2017
Paris Hakkında

Paris içinde binlerce çeşitliliği ve tarzı barındırabilecek dehaya sahip, modası hiçbir zaman geçmeyecek yegâne şehir.

Modernlik kaygısı taşımadan cevherlerini değişik şekillerde sahneye koyabilmeyi ve kendisini ziyaret edenleri her seferinde yeni bir yüzü veya rolü ile etkilemeyi başarıyor.

Sanatın, aşkın ve gastronominin başkenti Paris, yaşlandıkça güzelleşen bir kadın gibi: Bir yandan nostaljik bir romantik, bir yandan sofistike, bohem ve artistik, bir yandan göz kamaştırıcı ve cazibeli, bir yandan da orijinal, yenilikçi ve trendy. Ve de her zaman zarif, şık ve elegan.

Size bir gün içerisinde milyonlarca farklı duyguyu yaşatabiliyor; sabaha karşı düşünceli, buğulu ve masalsı, öğle vakti canlı, dinamik ve enerjik, alacakaranlıkta arzulu, istekli, özlemli, geceleri ise çarpıcı ve baştan çıkartıcı. Herkesi tatmin etmeye yetecek cömertlikte bir şehir.

Bir yandan dünyanın en değerli sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor, bir yandan kendisi yaşayan bir başyapıt.

Paris dünyaca ünlü müze ve sarayları, dev meydanları, geniş caddeleri, keyifli sokakları, her köşe başında dünyaca ünlü moda evleri, meşhur kafeleri, gurme restoranları, şık butikleri, her gün yeni eklenen mekanları ile daima keşfedilmeye açık bir şehir.

Şehrin muhteşem manzarasını hayranlıkla izlemek ve Paris’in farklı saatlerde büründüğü atmosferi gözlemlemek için ise 3 yolunuz var: Paris’in en yüksek noktası Eyfel Kulesi’ne, en yüksek tepesi Sacre Cour Bazilikasına veya en yüksek gökdeleni Montparnasse’a çıkmak.

Avrupa’nın asil ve artistik başkenti, son yüzyılda en çok ziyaret edilen şehirlerin başında geldi. Bir dönem turist akınlarından yorulan şehir, servis görevlileri ve mekanlar, gidenlere hafif köhneleşmiş ortamlarda isteksiz hizmet ile zor zamanlar yaşatabiliyordu. Güler yüz ve tatlı dil az karşılaşılan tavırlar haline gelmişti. Ancak Michelin yıldızlı restoranların beyaz eldiven ve takım elbiseli garsonları tarafından, bembeyaz masa örtülü, gümüş çatal bıçaklı, porselen takımlı, kristal kadehli resmi ortamlarında kaliteli hizmet ile ağırlanabiliyordunuz. Ve bu deneyimin bedeli çok yüksekti.

Ancak işler son 10 yılda epey değişti, fırınlar, pastaneler, deneysel restoranlar, yaratıcı mekanlar şehre yepyeni bakış açıları ve taze kan aşıladı.  Michelin yıldızını iade eden ünlü şefler bistro kültürünü yeniden tanımlayarak, gösterişsiz ve sade ortamlarda lezzet odaklı uygun fiyatlı bistronomi akımını başlattılar. Bu trende uyum sağlayan dünyaca ünlü Michelin yıldızlı şefler rahat ve samimi ortamlarda mütevazi fiyatlı yeni brasserie’ler açtılar. Soslara dayalı epey ağır Fransız mutfağı kendisini daha rahat ve doğal ortamlarda ayakları yere basacak şekilde hafifleterek yeniden tanımlamaya başladı. Jilet gibi şefler yerine hırpani ve doğal görünümlü genç ve cesur şeflerin yeni nesil restoranları, şehrin yeme-içme sahnesinin yıldızları oldu. Ekolojiye ve yerel üreticiye saygılı, taze ve organik ürünler kullanan sağlıklı lezzet kavramı restoran menülerine yansıdı. Eski restoranlar bu değişime ayak uydurabilmek için silkelenip ortam ve hizmet anlayışlarını yenilediler. İtalyan, Orta Doğulu, Asyalı şefler Fransız hegemonyasını kırarak isimlerini duyurdular. Ve Paris gastronomi sahnesi dönüşüm geçirerek dinamik bir kimlik kazandı.

Paris’te çok lüks ve büyük otellerde çok yüksek, orta sınıf otellerde de yine pahalı fiyatlara konaklayabiliyordunuz. Uygun fiyatlı oteller daracık odaları ve köhne ortamları ile ödediğinizin karşılığını veremiyordu. Şehrin gastronomi sahnesinde esen değişim rüzgarı otelleri de etkisi altına aldı. Modern tasarımlı ve uygun fiyatlı birçok küçük butik otel açıldı. En büyüğünden en küçüğüne oteller, modern gezginin ihityaçlarına göre hizmet anlayışları ve sundukları deneyimi revize etmeye başladı.

Ve eskiden Paris’in sadece birkaç bölgesi gözde iken, şimdi yeni açılan mahalle otelleri, bistro, restoran ve butikleri ile her bölgesi farklı bir cazibe ve çekim merkezi haline geldi.

Gezginler İçin Öneriler

Paris Hakkında

PARİS OTELLERİ:

Butik ve Tasarım Oteller:

  • Le Placide 6, rue Sait-Placide, 6. bölge / Saint Germain des Prés bölgesinde yer alan sıcacık lüks bir butik Le Placide. Rodin ve d’Orsay müzelerine çok yakın, Montparnasse’a yürüme mesafesinde olan otelden Luxembourg bahçelerini ve Eyfel Kule’sini görebiliyorsunuz. Oda fiyatları 350 Euro ile 400 Euro arasında değişiyor.
  • Hotel De Sers, 41 Avenue Pierre 1er de Serbie, 8. bölge / 19yy’dan kalma bu malikane, Haussmaan mimarisi korunarak, modern iç tasarım ile dekore edilmiş. Dışarıdan geleneksel içeride ise tamamen çağdaş olan bina, 52 odası ve 6 suiti ile hizmet veriyor. Şimdi bar olarak kullanılan Salon du Marquis salonu çok etkileyici. Otel fiyatları 300-400 Euro arasında değişiyor.
  • Villa Mazarin 6, rue des Archives, 4.bölge / Paris’in trendy bölgesi Le Marais’de yer alan otel, Pompidou ve Picasso Müzelerine, Notre-Dame Kilisesi, Saint-Louis Adası’na yürüme mesafesinde. Modern tarz ile klasik romantizmi çok güzel buluşturan bu otel, Marais’in tasarım ve moda trendlerini takip edebileceğiniz butiklere, enfes yemekler yapan restoranlara ve gece hayatına yön veren gece kulüplerine çok yakın. Oda fiyatları 200 Euro ile 400 Euro arasında değişiyor.
  • Hotel Costes, 239 Rue St-Honore, 1. bölge / DJ’leri ve Lounge CD’leri ile ünlü otel, moda, sinema ve basın dünyasının ünlü isimlerine ev sahipliği yapıyor. 19.yüzyıl sonlarından kalma binası Mimar Jacques Garcia tarafından tasarlanmış. Akşam saatlerinde otelin barında ünlü DJ’lerin çaldığı müzik eşliğinde keyifli saatler geçirebilirsiniz. Otelde ayrıca fitness club ve yüzme havuzu bulunuyor. Oda fiyatları yaklaşık 400 Euro’dan başlıyor.
  • Hotel Sezz, 6 avenue Frémiet, 16. bölge / 27 odalı ultra modern bir butik otel olan Hotel Sezz, Phillippe Starck ekolünden gelen Christophe Pillet tarafından tasarlanmış. Alışıldık otellerden biraz farklı: odalarında banyolar sadece cam duvar ile ayrılıyor ve de resepsiyonu yok. Oda fiyatları 230 Euro’dan başlıyor.
  • Hotel Le Petit Moulin, 29/31 rue du Poitou, 3. bölge / 17.yy’a ait binanın otele dönüştürülmesiyle oluşan Hotel du petit Moulin, şehir merkezinde yer alıyor. Otelin odaları ünlü Fransız moda tasarımcısı Christian Lacroix tarafından dekore edilmiş. Lacroix’un kıyafetlerinde kullandığı renk ve desenlerle dekore edilen odalar oldukça konforlu. Oda fiyatları 220 Dolar’dan başlıyor.
  • Murano Urban Resort 13 bd du Temple, 3. bölge / Paris’in ultra-hip otellerinden biri. Murano kristalleri, şamdanlar, pop art tablolarla zenginleştirilmiş, ışığı istenilen moda göre ayarlanabilen odalarıyla iddialı.
  • Hotel Montalembert, 3, rue de Montalembert, 7. bölge / Sıcacık bir otel olan Hotel Montalembert, odaları küçük olmasına rağmen, Saint-Germain’deki merkezi konumu, misafirperver yaklaşımı ve de uygun fiyatları ile çok güzel bir alternatif. 81 numaları odanın Eyfel Manzarası harika.
  • Hôtel Particulier Montmartre, 23, Avenue Junot, Pavillon D, 18. bölge / Bir zamanlar malikane olan bu bina 5 odalı şık bir otele dönüştürülmüş, Her odası farklı bir sanatçı tarafından dekore edilen otel Montmarte’ın sanatçı ruhunu çok güzel yansıtıyor.
  • La Reservere, 42 Avenue Gabriel, 8. Bölge / Şehrin en lüks otellerinden birisi olan La Reserve, Rokoko tarzı dekorasyonu, en küçüğü 40metrekare olan lüks, geniş ve ferah 40 odası, dev kütüphanesi, yüzme havuzu, Michelin yıldızlı restoranı, krallara layık bir konaklama deneyimi sunuyor.
  • Maison Souquet, 10 rue de Bruxelles, 9. Bölge / Sopi’deki tarihi bina 20 oda ve 6 suitli bir butik otele dönüştürüldü
  • Le Bains, 7 Rue du Bourg l'Abbé, 3. Bölge / Paris’in efsanevi gece kulübü Le Bains Douches, 39 odalı lüks bir butik tasarım otele dönüştürüldü
  • Hotel Panache, 1 Rue Geoffroy-Marie, 9. bölge/ Eski otel Madrid Opera, Hotel Paradis’in kardeş işletmesi 45 odalı otel Panache olarak açıldı.
  • La Maison Champs-Elysees, 8 rue Jean Goupon, 8.bölge / Avenue Montagine’e çok yakın bu 57 odalı butik otel, cesur moda evi Maison Martin Margiela tarafından dekore edilmiş şaşırtıcı ve dramatik odalara sahip.
  • Le Konfidentiel, 64 Rue de l’Arbre Sec, 1. bölge / Louvre ve Rue St Honore’ye çok yakın, 15.yy’dan kalma tarihi bir binada açılan bu butik otelin 6 farklı Paris temasında oluşan suiti var: Eiffel Tower, Marie Antoinette, Louis XIV, Molière, Revolution Français, Pont Neuf.
  • Hotel Crayon, 25 Rue du Bouloi, 1. bölge / Sanatçı Julie Gauthron’un 27 odalı sihirli yeni oteli Louvre’un hemen yanıbaşında yer alıyor.
  • La Belle Juliette, 92rue du Cherche Midi, 6.bölge / Saint- Germain açılan 34 odalı bu sıcacık yeni butik otel misafirlerini rengarenk ancak ferah bir dünyaya taşıyor.
  • Hotel Paradis, 41 Rue des Petites Écuries, 10.bölge / 38 odalı stil sahibi sıcacık ve uygun fiyatlı yeni otel.
  • BLC Design Hotel, 4 Rue Richard Lenoir, 11.bölge / Bastille’de yer alan yeni tasarım butik otel
  • Hotel Saint Vincent, 5 rue du Pré aux Clercs, 7. bölge / Saint Germain’de yer alan bu küçük butik otel, bu harika bölge için çok uygun fiyatlı bir alternatif.
  • Hotel Cristal, 9 Rue Washington, 8. bölge / Paris’in önemli noktalarına yakın bu modern otelde oda fiyatları 150-250 Euro arası.
  • 3 Rooms, 5 rue de Moussy, 4. bölge / Azzedine Alaia tarafından tasarlanan 3 Rooms Paris’in hip otelleri arasına yer alıyor. Oda fiyatları 550 Dolar’dan başlıyor.
  • Hotel Costes K, 81 Avenue Kleber, 16. bölge / Hotel Costes’in kardeş oteli Eiffel Kulesine yakın modern, maksimalist ve şık bir otel, oda fiyatları 200-300 Euro arasında
  • The Kube 1-5 Passage Ruelle, 18. bölge / Şehir merkezine biraz uzak sayılabilecek bölgede yer alıyor The Cube ancak sıradışı bir deneyim sunuyor bu otel. Avlunun ortasında camdan küp şeklindeki resepsiyona girdiğinizde alışılmadık deneyim başlıyor. Paris’teki tek Ice Bar olan Grey Goose Ice Kube Bar bu otelin içinde. Oda fiyatları 280 ile 550 Euro arasında değişiyor.
  • Relais Christine, 3 rue Christine, 6. bölge / Saint Germain Bulvarına yakın bu otel 16. Yy’dan kalma bir malikaneden dönüştürülmüş. Oda fiyatları 250 ile 400 Euro arasında değişiyor.

 

Büyük ve Klasik Oteller:

  • Plaza Athénée, 25 Avenue Montaigne, 8. bölge / Paris’in en lüks markalarının bulunduğu cadde üzerinde yer alan bu otel, Paris’in en şık otellerinin başında yer alıyor. Oda fiyatları 650 – 1500 Euro arasında değişiyor.
  • Four Seasons, George V 31 avenue George V, 8. bölge / Four Seasons George V Paris’in mihenk taşlarından. 10 yıl önce renove edilen otelin bazı suit odaların özel teras ve balkonlarından Paris’in büyüleyici manzarası görülebiliyor. Her sene Avrupa’daki en iyi otelleri listesinde ilk 10’da yer alan otel, Champs Elysées’ye sadece birkaç adım uzaklıkta. Oda fiyatları 580 Euro’dan başlıyor.
  • The Ritz Paris, 15 Place Vendome, 1. bölge / Dünyaca ünlü isimlere ev sahipliği yapan The Ritz Paris, gösterişili dekoru, Michelin yıldızlı restoranları ve mükemmel servisiyle efsanevi bir otel. Oda Fiyatları 610 Euro’dan başlıyor.
  • Mandarin Oriental, 251 Rue Saint-Honoré, 1. bölge / 1. bölgede Paris’in en şık caddelerinden birisi olan Saint-Honoré üzerinde Vendome Sarayının hemen yakınında açılan Mandarin Oriental Paris’in saray gibi büyük ve görkemli otelleri geleneğinin son örneği.
  • Royal Monceau Raffles, 37 Avenue Hoche, 8.bölge / İlk olarak 1928’de açılan Royal Monceau Raffles, 2 yıl süren detaylı renovasyon sonrası 2010 yılıda yeniden kapılarını açtı. Otelin içerisinde Philippe Starck’ın yarattığı fantastik ve zengin dünyayı süsleyen Murano aynaları, avizeleri ve şamdanları ile, Royal Monceau Raffles eski göz kamaştırıcı şanına kavuşmayı hedefliyor.
  • Shangri La Paris, 10 avenue d’Iéna, 16.bölge / Müzeler bölgesi olarak anılan 16. Bölgede, Trocadero ile Etoile arasında açılan Shangri La, 1890’larda inşaa edilmiş Belle Epoque binanın muhteşem renovasyonu ile adeta bir sarayı andırıyor. 54 odası ve 27 suiti bulunuyor.
  • Hotel Molitor Paris, 13 Rue Nungesser et Coli, 16. Bölge / Paris’in efsanevi lidosu Molitor’un 1929’dan kalma art deco binası 129 odalı bir otel olarak yeniden doğdu, Michelin yıldızlı şef Yannick Alleno’nun gurme restoranu, 50 metrelik açık hava, 33 metrelik kapalı havuzu ve Clrains Spa’sı ve spor salonu ile Paris’in gözdeleri arasında.
  • The Peninsula, 19 Avenue Kléber, 16. Bölge / Lüks otel zincirinin ilk Avrupa çıkartması Paris’te. Eski Majestic otelin 19. yüzyıldan kalma Haussmann binası tamamen yenilenerek 200 odalı ultra lüks ve şık bir otele dönüştürüldü.
  • Hotel Daniel, 8 rue Frederic Bastiat, 8. bölge / Champs Elysees’e çok yakın bu otel Relaix & Chateaux zincirinin bir parçası. Oda fiyatları 450 – 600 Euro arasında
  • Le Bristol, 112 rue du Faubourg St-Honoré, 8. bölge / Paris’in en şık otellerinden biri olan Le Bristol, şehirdeki en gözde sanat galerilerinin, antikacıların ve moda evlerinin olduğu Faubourg St-Honoré caddesinde yer alıyor. Cumartesi otelde özel defileler düzenleniyor. Harika bir bahçesi ve yüzme havuzu var. Oda fiyatları 690 Euro’dan başlıyor.
  • Hotel Le Meurice, 228 rue de Rivoli, 1. bölge / Louvre ile Place de la Concorde arasında merkezi bir konumda yer alan otel Tuileries Bahçeleri’ne bakıyor. Otelde Michelin yıldızlı Le Meurice restoran yer alıyor. Oda fiyatları 550 Euro’dan başlıyor.
  • Hotel de Crillon, 10 Palace de la Concorde, 8. bölge / VII.Kral Edward’dan Margareth Thatcher’a kadar birçok önemli isme ev sahipliği yapmış ünlü Hotel de Crillon’un oda fiyatları 520 Euro’dan başlıyor.
  • Hotel Fouquet’s Barriére 46 av George V, 8.bölge / Nefis bir bahçesi ve dillere destan bir Spa’ya sahip olan Hotel Fouquet’s Barriére, şehrin en iyi otellerinden biri.
  • Hotel Lutetia, 45 Blvd. Raspail, 6. bölge / St Germain de Pres bölgesinde Belle Epoque ve Art Deco tarzında dekoru ile şık bir otel. Oda fiyatları 250-500 Euro arasında
  • Pershing Hall Paris, 49 Rue Pierre Charron, 8. bölge
  • Hospes Lancester, 7 Rue de Berri, 8. bölge
  • L’Hotel, 13 Rue des Beaux Arts, 6. bölge
  • Le Dokhan’s, 117 Rue Lauriston, 16. bölge
  • Villa d’Estrées, 17 Rue Gît-le-Cœur, 6. bölge
  • Le A Hotel, 4 Rue d'Artois, 8. bölge
  • Bel Ami Hotel, 7 Rue Saint-Benoît, 6. bölge
  • Le Relais Saint Sulpice, 3 Rue Garancière, 6.bölge
  • Le Relais Montmartre, 6 Rue Constance, 18. Bölge
  • Hotel Molierre, 21 Rue Moliere, 1. bölge
  • Hotel Jules&Jim, 11 Rue des Gravilliers, 3. Bölge
  • Hotel Sezz, 6 Ave Fremiet, 16. Bölge

 

Uygun Fiyatlı Oteller:

  • Hi Matic, 71 rue de Charonne, 11.bölge / Şehir içinde ufacık bir eko-lodge edasında basit, ekonomik, yapmacıksız ve doğal bu otel Paris konaklama sahnesine taze ve farklı bir bakış açısı getirdi.
  • Hotel Recamier, 3 bis Place Saint Sulpice, 6.bölge / Saint-Germain bölgesinde ufacık ancak stil sahibi bir b&b
  • Pavillon des Lettres, 12 rue des Saumaies, 8.bölge /Pavillon de Reine’in kardeş işletmesi olarak yeni açılan bu butik otel, İskandinav dokusu ve atmosferi taşıyan biraz ufakça olan 26 odaya ev sahipliği yapıyor.
  • Mama Shelter, 109 Rue de Bagnolet, 20. bölge / Konforlu ve lüks dekorlu ancak uygun fiyatlı bir otel, oda fiyatları 80-120 Euro arası
  • Hotel Indigo Opera, 2 Rue Édouard VII, 9. Bölge / Opera Meydanına birkaç dakika yürüme mesafesindeki 57 odalı butik otel uygun fiyatlı yeni bir alternatif.
  • Hilton Paris Opera, 108 Rue Saint-Lazare, 8. Bölge / Eski Concorde Opera Paris otel ciddi bir renovasyondan geçerek 268 odalı bir Hilton oteli olarak açıldı.
  • Generator, 11 Place du Colonel Fabien, 10 bölge / Gare du Nord’a 15 dakika yürüme mesafesindeki 916 yataklı Generator, Paris’in uygun fiyatlı lüks & tasarım hosteli.
  • Hotel Artus, 34 Rue de Buci, 6.bölge
  • Hotel Bourg Tibourg, 19 Rue du Bourg Tibourg, 4.bölge
  • Hotel Californiai 16 Rue de Berri, 8.bölge
  • Hotel Des Grands Hommes, 17 Place du Pantheon, 5. Bölge
  • Hotel Les Jardins Du Luxembourg, 5 Impasse Royer- Collard, 5. Bölge
  • Hotel Amour, 8 Rue Navarin, 9. Bölge
  • Hotel Des Arts Bastille, 2 Rue Godefroy Cavaignac, 11.bölge
  • Hotel De La Porte Doree, 273 Ave. Daumesnil, 12. Bölge
  • La Maison Montparnasse, 53 Rue de Gergovie, 14. Bölge
  • Hotel De La Paix, 225 Blvd. Raspail, 14. Bölge
  • Hotel D’Albion, 15 Rue de Penthievre, 8.bölge
  • Hotel Caron De Beaumarchais, 12 Rue Vielle du Temple, 4. Bölge
  • Hotel Saint-Louis En L’isle, 75 Rue St- Louisen L’lle, 4. Bölge
  • Hotel Saint Thomas D’aquin, 3 Reu Pre auxClercs, 7. Bölge
  • Hotel Alba Opera, 34ter Rue de la Tour d’Auvergne, 9. bölge
  • Hotel Eldorado, 18 Rue des Dames
  • Hotel Jardin de Villiers, 18 Rue Claude Pouiller
  • Hotel Passy – Eiffel, 10 Rue de Passy
Paris Hakkında

ALIŞVERİŞ:

Rue Saint-Honoré ve Avenue Montaigne boyunca dünyaca ünlü tüm lüks markaları bulmak mümkün. Bu caddeler üzerindeki veya çevresindeki diğer caddelerdeki mağazalar Paris’te büyük alışveriş severler için ideal adres.

Palais Royal Sarayının bahçelerini çevreleyen Galerie du Palais Royal pasajlarında yine dünyaca ünlü tasarımcıların mağazaları yer alıyor.

Saint-Germain-des-Prés şık dünya markası butikler ile özgün tasarımcı butiklerinin bir karmasını sunuyor.

Ancak aradığınız daha özgün ve ufak butikler ve vintage mağazalar ise adresiniz Marais bölgesi.

Mimarisiyle dikkat çeken, Avrupa’daki ‘alışveriş merkezi’ kavramının gelişmesinde önemli yeri olan Printemps ve de meşhur Galeries Lafayette biraz eski moda kaldı. Yine aynı markaları içinde bulunduran, ancak turistik olmayan, ferah ve şık bir ortamda alışveriş yapabilmenize olanak sağlayan Le Bon Marche’ye gitmek çok daha keyifli.

 

Alışveriş Merkezleri:

  • Printemps (64 bd Haussmann,9th)
  • Le Bon Marche 22, rue de Sevres

 

Konsept Mağazalar:

  • Colette, 213 rue saint Honoré,1. bölge
  • Merci, 111 boulveard Meaumarchais
  • Maison Plisson, 3 boulveard Meaumarchais
  • L’Eclaireur, 26 Champs Elysees, 40 rue de Sevigne, 12 rue Malher, 10 rue Herold, 10 rue Boissy d’Anglaise
  • Montaigne Market, 57 Avenue Montaigne
  • Maison Kitsuné, 52 rue de Richelieu, Le Palais Royal, 1. bölge
  • Ines, 24 rue de Grenelle, 7. Bölge
  • Comptoir 18-20, 20 Rue des Archives

 

Giyim / Kuşam / Çanta / Ayakkabı / Aksesuar:

  • Isabel Marant, 47 rue Saintonge
  • Auguste, 10 Rue St. Sabin
  • Hotel Particulier, 15 Rue Léopold Bellan
  • Le 66, 66 Champ Elysées
  • Spree, 16 Rue de la Vieuville
  • Maria Luisa (38 rue du Mont-Thabor,1st)
  • Kabuki, 25 rue Etienne Marcel
  • Carven, 32 rue Saint Sulpice
  • Kokon TO Zai, 49 rue Tiquetonne
  • April 77, 49 rue de Saintonge
  • Maison Martin Margiela, 23 rue de Montpensier
  • Ami, 14 rue d’Alger, 1. Bölge
  • Lemaire, 28 Rue de Poitou
  • Vanessa Seward, 10 rue D'Alger, 1. Bölge
  • Alain Mikli 74 rue des Saints Péres
  • Lanvin 22 rue du Faubourg Saint Honoré
  • Custome National 5 rue Cambon
  • Vanessa Bruno 25 rue St Sulpice
  • Commes des Garçons Parfums 23 place du Marché-St-Honoré
  • Evisu Paris 54 rue du Faubourg St- Honore
  • Lagerfeld Gallery 40 rue de Seine
  • A Poc Space 47, rue des Francs Bourgeois
  • A.P.C. 4, rue de Fleurus,6
  • Manoush 75, rue Vieille du Temple
  • Dries Van Noten 7 Quai Malaquais
  • Didier Ludot 20 a 24 Galerie Montpensier
  • Antoine&Lili 51, rue des Francs-Bourgeois
  • Jacques Le Corre 193, rue Saint-Honore
  • Marc Jacobs 56 a 62 Galerie de Montpensier
  • Pierre Hardy 156, Galerie de Valois, Jardins du Palais Royal
  • Rick Owens 130-133 Galerie de Valois Jardins du Palais Royal
  • Michel Perry 243, rue Saint-Honore
  • Olga 103, rue Vieille du Temple
  • Consuelo Zoelly 22, rue de Perle
  • Anne Willi 13, rue Keller, 11
  • Tresor 6, rue du Tresor, 4
  • Dice Kayek 10, rue du Cherche-Midi
  • Pretty Box, 46 rue de Saintonge
  • Alasinglinglin, 1 rue du Marché Popincourt
  • Thomsen, 98 rue de Turenne
  • Centre Commercial, 2 rue de Marseille
  • Chloé Stock, 8 rue de Jean Pierre Timbaud
  • Guerrisol, 19 avenue de Clichy
  • La Petite Fripe, 118 Rue Oberkampf
  • Surface to Air, 108 rue Vieille du Temple
  • Florian Denicourt, 24 rue Charlot
  • Boutique Repetto, 22 rue de la Paix
  • Gianvito Rossi, 40 rue du Mont Thabor
  • Anna Rivka,104 rue Vieille du Temple
  • Chezel, 59 Rue Condorcet
  • Franck & Fils, 80 Rue de Passy
  • Zach & Sam, 13 Rue Clauzel
  • Vintage: Thanx God I’m a VIP, 12 Rue de Lancry, 10. Bölge
  • Vintage: Les Trois Marhces de Catherine B, 1 rue Guisarde
  • Vintage: NoGoodStore, 52 Rue des Martyrs
  • Vintage: Mamie & Mamie Blue, 69 Rue de Rochechouart
  • Vintage: Bastien de Almeida, 46 Rue de la Condamine
  • Vintage: Pile Poil, 91 Rue Lemercier


Diğer Dükkanlar:

  • İç çamaşırı: Sabbia Rosa (73 rue des Saints-Péres, 6th)
  • Parfüm: Annick Goutal 12 Place Saint Sulpice
  • Parfüm: Annick Goutal, 14 rue de Castiglione
  • Mum: Diptyque, 34 blvrd Saint Germain, 6. Bölge
  • Kitapçı: La Hune, 170 Bd St Germain
  • Kitap: Les Mots A La Bouche rue Ste-Croix de la Bretonnerie 6
  • Kitap: La Hune 170 Bd St Germain
  • Kitap: Shakespeare & Company, 37 rue de la Bûcherie
  • Kitapçı: Page 189, 189 rue du Faubourg Saint-Antoine
  • Kitapçı: Le 29, 29 Rue des Récollets
  • Oyuncakçı: Lulu Berlu, 2 rue du Grand-Prieuré
  • Çikolata: Jean Paul Hévin 231, rue Saint-Honore
  • Şarap & Çiçek: Fabrique d’effets, 104 Rue Legendre
  • Ev dekorasyon: Musée des Arts Decoratifs (107 rue de Rivoli,1st)
  • Ev Dekor: Cire Trudon, 78 rue de Seine
  • Ev Dekor: Rick Owens, 130-133, Galerie des Valois
  • Sanat Galerisi: Arty Dandy, 1 rue de Furstenberg
  • Sanat & Tasarım: Collectie, 53 Rue Lemercier
  • Obje ve dekor: Arty Danty 1, Rue de Furstenberg
  • Obje ve dekor: Fleux 48, rue Sainte Croix de la Bretonnerie
  • Kristal: Baccarat 11, place des Etat’s-Unis
  • Antika ve Mücevher: Le Louvre Des Antiquaries 2, place du Palais Royale

 

Çocuk Mağazaları:

  • Les Cousines d’Alice (36 Rue Daguerre, 14th.M Denfert- Rochereau) Oyuncaklar, kitaplar ve oyunlar
  • Fnac Junior (19 Rue Vavin, 6th M Vavin) Kitaplar, oyuncaklar, DVD ve CD’ler, masal seansları, sihir gösterileri
  • Au Nain Bleu (406-410 rue St Honore, 8th M Concorde) 1836’dan beri Fransa’nın en prestijli oyuncakçı dükkanı.
  • Bonpoint (65-67, 86 rue de l’Universite. 7th M Solferino) Bebek ve çocuk kıyafetler, mobilyaları ve aksesuarları
  • Jacardi (76 rue d’Assas, 6th M Vavin) Çocuk kıyafetleri, ayakkabıları, ve aksesuarları
  • Petit Bateau (26 rue Vavin, 6th M.Vavin, 81 rue de Sevres, 7th, 116av des Champs-Elysees, 8th) Rahat çocuk kıyafetleri, içgiyim ve meşhur koton t-shirtleri
  • Petit Boy, (4 rue Vavin, 6th M’Vavin) Herm erkek hem de kız çocuklar için rahat ve şık kıyafetler
  • Le P’tits Bo’Bo, 7 Rue Clauzel

 

PARİS’İN EN İYİ PAZARLARI:

Giyim ve Antika Pazarları:

  • St-Ouen / Porte de Clignancourt – (18e Porte-de-Clignancourt) yaklaşık 2000 satıcının olduğu bu pazarda harika ev eşyaları, mücevherler, antika tablo ve yemek takımları, 2. El ve vintage kıyafetler, ayakkabılar, kitap, CD ve DVD’ler bulmak mümkün. Cumartesi-Pazartesi arası 07:30 ile 19:00 arası açık
  • Carreau du Temple – (Rue du Petit-Thouars ve Rue Perreé arasında) Pratik ve sade kıyafetler. Salı-Cuma öğlen 12:00’ye kadar ve de Cumartesi-Pazar öğlen 13:00’e kadar açık.
  • Porte de Montreuil – (20e Porte-de-Montreuil) En uygun fiyatlı bit pazarı: 2. El ve vintage kıyafetler, antika ve ev eşyaları. Cumartesi-Pazartesi arası 07:00 ile 19:00 arası açık
  • Porte de Vanves – (Avenue Georges-Lafenestre) Ufak biblolar, antikalar ve süs eşyaları için adeta bir cennet. Cumartesi-Pazar 07:30 ile 19:00 arası açık

 

Kitap, Pul ve Sanat Pazarları:

  • Marché aux Cartes Postales Anciennes – (Marché St-Germain, 3 ter rue Mabillon) Eski kartpostallar. Çarşamba-Perşembe arası 09:00’dan 13:00’e ve 16:00’dan 18:30’e kadar açık
  • Marché de la Création Mouton-Duvernet – (Rues Mouton-Duvernet, Boulard and Brézin) Civarında bulunan birçok sanat stüdyosunda aktif ressamların eserlerini sergiledikleri bir pazar. Pazar günleri 10:30 ile 17:00 arası açık
  • Marché du Livre Ancien et d’Occasion – (Pavilion Baltard, Parc Georges-Brassens, Rue Brancion) Kitaplar ve 2. el antikalar. Cumartesi-Pazar arası 09:00 ile 18:00 arası açık
  • Marché aux Timbres – (Place Clemenceau’nun kuzeyi) Pul pazarı. Perşembe ve Cumartesi-Pazar arası 10:00 ile 17:00 arası açık

 

Yiyecek Pazarları:

  • Paris’te yiyecek pazarları 07:00 ila 08:00 arasında açılıyor ve 13:00 civarında kapanıyor:
  • Belleville – Boulevard de Belleville, Salı ve Cuma açık
  • Buci – Rue de Buci and Rue de Seine, Salı ve Cuma açık
  • Carmes – Place Maubert 5e, Salı, Perşembe ve Cumartesileri açık
  • Convention – Rue de la Convention, Salı, Perşembe ve Pazarları açık
  • Dejean – Place du Château-Rouge, Salı ve Pazar açık
  • Enfants – Rouge – 39 Rue de Bretagne 3e, Salı ve Cumartesi açık 
  • Monge – Place Monge 5e, Çarşamba, Cuma ve Pazarları açık
  • Montorgueil – Rue Montorgueil 5e, Salı ve Pazar açık
  • Mouffetard – Rue Mouffetard 5e, Salı’dan ve Pazar’a kadar açık
  • Place d’Aligre – 12e M° Ledru-Rollin, Salı’dan ve Pazar’a kadar açık
  • Port-Royal – Boulevard de Port-Royal 5e, Salı, Perşembe ve Cumartesileri açık
  • Porte-St-Martin – Rue de Château-d’Eau 10e, Salı’dan ve Pazar’a kadar açık
  • Raspail – Boulevard Raspail, Salı, Cuma ve Pazarları açık
  • Rue Lévis – 17e M° Villiers, Salı’dan ve Pazar’a kadar açık
  • Rue du Poteau – 18e M° Jules-Joffrin, Salı’dan ve Cumartesi’ye kadar açık
  • St-Germain – Rue Mabillon 6e, Salı’dan ve Pazar’a kadar açık
  • Ternes – Rue Lemercier 17e, Salı’dan ve Pazar’a kadar açık

PARİS KÜLTÜR & SANAT ROTALARI:

Eiffel Kulesi, Notre-Dame Kilisesi, Sacre Coeur Bazilikası, Saint-Louis Adası, Palais Garnier, Versailles, l’ Hotel de Ville, Vosges gibi sarayları ilk kez gidenler için ziyaret edilmeye değer klasikler arasında yer alıyor.

  • Louvre Müzesi: Dünyanın en önemli tarihi sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapan Louvre, önce bir kale olarak inşa edilmiş, I. François zamanında Rönesans stili bir yapıya dönüşmüş. Ardından krallar ve imparatorlar tarafından sürekli genişletilmiş ve yüzyıllarca Paris’in de en büyük kraliyet sarayı olmuş. 1793 yılında devrimciler sanat koleksiyonunu halka açmış, ve ardından Napolyon tarafından müzeye dönüştürülmüş. 1989 yılında müzeye ünlü cam piramit eklenmiş. Yılda yaklaşık 10 Milyon kişinin ziyaret ettiği, 3 kanattan oluşan müzede, Fransız, İtalyan, Flemenk tablo ve heykelleri, Antik Mısır ve Yunan eserleri, Doğu ve İslam Sanatına ait 35.000’e yakın önemli eser sergileniyor. Aslında müzeyi hakkını vererek gezmek için iki –üç gün ayırmak gerekiyor. Müzede görülmeye değer en önemli eserler ise: Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa Tablosu, Jan Vermeer’in Dantelci Kız tablosu, Michelangelo’nun İki Köle heykeli, Milo Venüsü, Marly Atları, Medusa’nın Salı, Perrault Sıra Sütunları ve de müzenin ana giriş kısmını oluşturan 21 metre yükseklikte cam ve paslanmaz çelikten Cam Piramit’in kendisi. Louvre’un bahçesinde Cafe Marly’de kahvaltı yapıp, müzeyi gezdikten sonra, Le Grand Vefour’da öğle yemeği yiyip, Louvre’un hemen karşısında yer alan Paris’in en eski alışveriş pasajında Marc Jacobs, Didier Ludot, Rick Owens, Pierre Hardy gibi butikleri ziyaret edebilirsiniz.
  • Musee d’Orsay: Saint Germain’deki Musee Dorsay, Paris’in vazgeçilmez bir klasiği. 1900 yılında inşaa edilmiş Gare D’Orsay tren garından dönüştürülen müze, Degas, Renoir, Monet, Manet, Cezanne, Van Gogh, Sisley gibi ustaların, empresyonist ve post-empresyonist akımlarını temsil eden şaheserlerine ev sahipliği yapıyor. 2011 yılında inanılmaz bir renovasyon geçirerek sergi deneyimini yeni bir boyuta taşıyan müze, müthiş koleksiyonu ile mutlaka görülmesi gereken bir cevher. Müzeyi ziyaret ettikten sonra Saint Germain’de daracık sokaklara dalıp, rengarenk ve küçük butiklerle bezenmiş Saint Placide ve Saint Sulpice boyunca yürüyün.  Café Flore’de bir kahve için, muhteşem et lezzetleri ile tam bir Parisien et lokantası Christine Restauran’da öğle veya akşam yemeği yiyin.
  • Center Pompidou: Mutlaka çağdaş sanat müzesi ve şehrin en büyük kütüphanelerinden birisi olan Center Pompidou’ yu gezin. 1970’lerde çok da gözde olmayan Marais bölgesinde inşaa edilen, Renzo Piano ve Richard Rogers tarafından tasarlanmış bu cesur ve orjinal mimarideki bina, Paris’in çehresini bozduğu için önce şehirliler tarafından epey öfke toplamış ve protesto edilmiş. Çağdaş mimarinin önemli örneklerinden birisi olan Pompidou binası, başarılı ve etkileyici modern ve çağdaş sanat eserleri ile zamanla kendini şehirlilere ve ziyaretçilerine sevdirerek, vazgeçilmezlerin başında yer almış. Üst katındaki Georges’da muhteşem Paris manzaralarına nazır bir kahve için, alt katındaki muazzam büyüklükteki kitapçıda kitap ve dergileri karıştırıp, arkasından Marais’nin Rue du Temple, Rue de la Verrerie, Rue des Archives, Rue Vieille du Temple, Rue de Franc Bourgeois, Rue des Rossiers gibi muhteşem sokaklarını gezin. Ya lokaller ile birlikte Petit Fer à Cheval’de öğle yemeği yiyin. Ya da şık bir öğle yemeği için Chez Benoit’ya uğrayın.
  • Fondation Louis Vuitton, Bois de Boulogne, 8 Avenue du Mahatma Gandhi, 16. Bölge / LVMH grubu tarafından, yemyeşil orman ve bahçelerin yanı başında, mimar Frank Ghery imzası taşıyan, başlı başına bir heykel olan görkemli kültür ve sanat merkezi, 2014'te açıldı. Grand Palais'nin çelik ve cam tavanlı konstrüksiyonundan esinlenerek tasarlanan çağdaş yapı, yeşillikler içinden fışkıran fütüristik görüntüsüyle çevresiyle son derece uyumlu. Frank Gehry’nin dehası sayesinde bu nefis mimariyi üç boyutlu bir deneyim olarak yaşıyorsunuz. Farklı katlara yayılmış 11 galeriden oluşan müzenin kalıcı sergisinde, Olafur Eliasson, Sarah Morris, Thomas Schütte gibi sanatçıların eserlerinin yer aldığı Bernard Arnault’un inanılmaz sanat koleksiyonu sergileniyor. Ancak esas yıldızlar sürekli değişen dönemsel sergiler. Binanın terasında, hem orjinal çatı mimarisini, hem de Bois de Boulogne, La Défense, Eyfel Kulesi ve Montparnasse’a uzanan manzaralarını görülebilirsiniz. Foundation Louis Vuitton'da Auditorium’da konser programları da düzenleniyor. Gitmişken müze restoranı Le Frank’ta öğle yemeği yiyip, ardından başlı başına bir sanat eseri olan binanın etrafını dolaşıp, binanın çevresini saran havuzun sularına yansımasını izleyin.
  • Musee du quai Branly, 37 quai Branly 7. Bölge / Sen nehrinin yanıbaşında, Jean Nouvel tarafından tasarlanmış orjinal mimarideki müze 2006 yılında açılmış. Afrika, Asya, Amerika ve Okyanusya gibi dünyanın dört bir köşesinden gelen 300.000’den fazla esere ev sahipliği yapan dev müzenin hem sergileri hem de ünlü Fransız bahçeci Gilles Clement’in yarattığı dev dikey bahçesi görülmeye değer.
  • Musee de l’Orangerie, Tuileries bahçeleri içinde yer alan müze, hem Claude Monet’nin etkileyici 8 adet nilüfer tablosuna hem de Renoir, Matisse, Modigliani ve Cezanne gibi ustaların az ama öze eserlerine ev sahipliği yapıyor. 
  • Le Grand Palais, 3 avenue General Eisenhower, 8.bölge / Beaux Arts mimari stilini temsil eden dev çelik konstrüksiyon, hastane ve karagah olarak kullanıldıktan sonra büyük bir sanat kompleksine dönüştürülmüş.
  • Palais de Tokyo, 13 Avenue de President Wilson, 16.bögle/ 22bin metrekarelik alana yayılmış müze Avrupa’nın en büyük çağdaş sanat müzelerinden birisi.
  • Les Arts Decoratifs, 107 rue de Rivoli, 1. Bölge / Napolyon tarafından Louvre müzesinin uzantısı olarak kurulan müze, dekoratif sanata ait 150.000’den fazla eserden oluşan koleksiyon ile dünyanın en önemlisi.
  • Fondation Cartier (261 boulevard Raspail, 14.bölge) Mimar Jean Nouvel tarafından tasarlanan Fondation Cartier, dünyanın dört bir köşesinden önemli çağdaş sanat eserlerine, fotoğraf sergilerine ve video-art gösterilerine ev sahipliği yapıyor
  • Musee d’Art Moderne, 11 Avenue du President Wilson, 16.bölge / Picasso’dan Dubuffet’e uzanan öz ve önemli bir çağdaş sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor.
  • Musee Maillol, 61 rue Grenelle, 7.bölge/ Kandinsky, Cezanne, Rousseau, Matisse gibi modern sanatın önemli ressamlarının eserlerine ev sahipliği yapan müzede, harika dönemsel sergiler de gerçekleşiyor.
  • Musee National Gustave Moreau (14 rue de la Rochefoucauld) 72 yaşında ölen sanatçı Gustav Moreau’nun kendi elleriyle yarattığı müzede hem ilk dönemde sembolist resimlerini hem de ikinci dönem modern soyut eserlerini görebilirsiniz.
  • Musee des Arts d’Afrique et d’Oceanie (293 avenue Daumesnil) Afrika ve Pasifik kabilelerine ait etnik sanat koleksiyonunu görebileceğiniz müzenin alt katında ayrıca tropikal balık ve timsahların olduğu büyük bir akvaryum bulunuyor.
  • Philarmonie de Paris, Cité de la musique, 221 Avenue Jean Jaurès, 19. Bölge / Dünyaca ünlü mimar Jean Nouvel imzalı Paris Filarmoni Müzik Salonu, sahnenin etrafında 360 derece konumlanan oturum tasarımı ile seyircilerin müziğe dokunmalarına imkan tanıyor adeta. 390 milyon Euro’ya mal olan proje, uzay gemisini andıran ışıltılı ve futuristik mimarisi ile göz alıcı ve etkilyeyici bir yapı. Senfoni konseri dinlemek için ideal bir adres.
Paris Hakkında

BÖLGE BÖLGE PARİS ROTALARI:

  • KOZMOPOLİT CHAMPS ELYSEES:

Champs Elysees bölgesi, Paris’in cazibesini yansıtan en ünlü bölgesi. Arc de Triomphe’un bulunduğu Etoile (diğer adı ile Charles-de-Gaulle) Meydanı’ndan başlayan, Concorde Meydanı’nda son bulan, sağlı sollu 19. Yüzyıldan kalma binalar ile bezenmiş, dünyanın en ünlü caddesi Champs Elysees, şehrin en aristokrat ve muhteşem bulvarı. Champs Elysees Bastille Günü, Yeni yıl Arifesi gibi özel günlerde ışıl ışıl renklere bürünüp, büyüleyici ulusal geçitlere ev sahipliği yapıyor. Hem lüks hem de düşük bütçeli turistlere hitap eden mağazaların yan yana dizildiği bulvar, eski ihtişamını kaybetmesine rağmen, Louis Vuitton’un muhteşem mağazasının açılışı, ve de görkemli sokak aydınlatması ile yavaş yavaş önemini geri kazandı. Bölgenin mihenk taşları ise: Arc de Triomphe anıtı, Concorde Meydanında Luxor Obeliski, George V ve Montaigne Avenue caddeleri üzerindeki dünyaca ünlü moda evleri, yürüyüş mesafesindeki Eyfel Kulesi, President Wilson caddesi üzerindeki Palais de Tokyo modern sanat müzesi, Grand Palais, Petit Palais ve Elysees Sarayları.

Eyfel Kulesinin çaprazında yer alan Paris Akvaryumu ise (5 Ave albert de Mun) çocuklarla ziyaret etmek için ideal bir nokta.

Çağdaş sanat ve mimari severler için kaçırılmaması gereken şehrin yeni şaheseri ise Frank Ghery imzalı Foundation Louis Vuitton sanat ve kültür merkezi.

Dünyaca ünlenmiş fırın & pastanesi Laduree (75 Avenue de Champs Elysees)’nin renk renk ve çeşit çeşit makaronlarını tatmak, Le Bristol otel’de yer alan Epicure (112 Rue Faubourg Saint) restoranda, 3 Michelin yıldızlı şef Eric Frechon’un yaratıcı ve gurme lezzetlerini tatmak, ve Ritz otel içinde yer alan tarihi bir bar olan Bar Hemingway (15 Place Vendome)’de bir aperatif içmek birer Paris klasiği.

 

  • ROMANTİK MONTMARTRE:

Paris’in en yüksek bölgesi olan Montmartre ‘sanatçılar tepesi’ olarak da biliniyor. Bu bölgenin arnavut kaldırımlı sokakları ve ufacık meydanları gündüz sokak ressamları, sanatçılar, müzisyenler, ve sahaflar ile cıvıl cıvıl. Akşamları da Moulin Rouge meraklıları ile doluyor. Ancak Montmartre’ın en güzel zamanı şüphesiz gün batımı, tüm Paris’i doya doya seyredebileceğiniz bir manzara sunuyor.

Montmarte aslında yüzyıllar boyu rüzgârgülleri, sazdan kulübeler ve üzüm bağlarıyla dolu sessiz bir kasabaymış. St. Denis ve diğer Hıristiyan rahiplerinin M.S. 250 yılında Romalılar tarafından başlarının kesildiği yöre ismini bu çok çalkantılı bir tarihinden alıyormuş. 1860 yılında şehrin en yüksek noktası olarak Paris’in bir parçası haline gelmiş, ancak Baron Haussmann’ın yeniliklerine aldırmadan kasaba karakterini hep korumuş. Renoir’in, Toulouse-Lautrec’in, Utrillo’nun, Modigliani’nin ve Picasso’nun işlerine ilham kaynağı olan Montmarte’a, 1880’lerden itibaren sanatçılar yerleşmeye ve bohem yaşam tarzını yaşatmaya başlamışlar Montmarte’ın üst sokakları bugün hala kasabaya has büyüsünü ve romantik havası koruyor ve hala genç sanatçıların ve yeni nesil moda tasarımcılarının doğduğu bölge.

Montmartre’ın en tepesinde bulunan Sacre-Coeur Bazilikası’nın devasa beyaz kubbesi, Paris’in hemen her yerinden görülüyor. Parlak beyaz mermer taşlardan inşaa edilmiş muhteşem yapı, 1914 yılında katliamcıların günahlarının affedilmesi için yapılmış bir kilise. İçendeki dev mozaikler çok etkileyici. Tüm şehri ayaklar altına alan Sacre Coeur’e tırmanıp, panaromik manzaranın keyfini mutlaka sürün. Sonra 3. Dalga kahve evi KB Café (53 Avenue Trudaine)’de bir kahve molası verip, Abbesses, Tertre, Willette meydanlarını dolaşıp, Merguez & Pastrami (57 Rue Rodier) kırmızı lahabalı pastırmalı sandöviçleri ile hızlı bir öğlen yemeği yiyip, son zamanların en gözde restoranlarından birisi olan Ito (2-4 Rue Pierre Fontaine)’da otantik Japon lezzetlerinin tadına varıp, Dirty Dick (10 rue Frochot) veya Le Glass (7 rue Frochot)’da kokteyller içebilirsiniz.

 

  • SANAT SEVER LOUVRE ve CİVARI:

Paris’in kalbi sayılabilecek bölgeye damgasını vuran çekim merkezi, dünyanın en geniş sanat ve antika koleksiyonuna ev sahipliği yapan şehrin amblemi haline gelmiş Louvre Müzesi. Paris’in coğrafi merkezi Louvre, 1190 yılında İngilizlere karşı bir hisar olarak inşa edilmiş. Yüzyıllar içinde imparator ve hükümdarlar tarafından renovasyonlar ve eklemeler geçirerek, büyük bir kraliyet sarayına dönüşmüş. 1793 yılında, Fransız Devrimi’nden sonra kraliyet koleksiyonunun kamuya sergilendiği bir sergi alanına, Napolyan tarafından da müzeye çevrilmiş. Daha sonra cam ve çelik ile modern mimariyi entegre eden ünlü dev piramit eklenmiş. Louvre ile Concorde meydanı arasında yer alan Tuileries Bahçeleri ise birçok farklı müze barındıran tarihi köşkleriyle Louvre’un bir uzantısı. Bunlardan en önemlisi Monet’nin Nilüferlerini sergileyen Musee de l’Orangerie/

Gösterişli Place Vendome, kuzeydeki Palais Royal Kraliyet Sarayı gibi mihenk taşları ile bu bölge, Fransız hükümdarların ihtişamlı hayatları ve zenginliğini yansıtıyor. Bölgedeki diğer önemli müze ve galeriler ise Museum of Decorative Arts, Jeu de Paume, Galerie Vivenne, Galerie Colbert. Opera ve bale performansları için Beaux Art stili Palais Garnier (8 rue Scribe)’ın programını takip edin. Jardin de Tuileries Bahçeleri ise ağaçların altında göl kıyısında yürüyüş yapmak için ideal.

Gözde bir bistro olan Claus (14 rue Jean Jacques Rousseau)’da gurme bir kahvaltı yapıp, dünyanın moda trendlerini belirleyen ünlü konsept mağaza Colette (213 Rue St Honore)’de son tasarımlara göz gezdirip, Telescope (5 Rue Villedo)’da bir kahve molası verip, kapısında kuyruklar olan bistro & şarap barı Frenchie (9 Rue du Nil)’de veya kokteylleri ve Kore kanatları ünlenen Hero (289 Rue St. Denis)’da öğle yemeği yiyebilirsiniz. Sokaklar, müze ve sarayları keşfettikten sonra, Michelin yıldızlı Yam’Tcha (121 Rue St. Honore)’da gurme bir akşam yemeği ardından, Mabel (58 Rue d’Aboukir) veya efsanevi Harry’s New York Bar (5 Rue Daunou)’da bir içki içip, ardından ünlü yönetmen David Lynch’in Mulholland Drive filminden esinlenerek dekore edilen popüler gece kulübü Silencio’da (142 Rue Montmartre) dans edebilrisiniz.

 

  • BOHEM MARAIS:

Paris’in muhtemelen en büyüleyici, en özgün bölgesi olan Marais. Bölgenin güzelliği ve hassas karakteri, farklı kültür ve tarzları uyum içinde harmanlamasından geliyor. Demir işlerle süslenmiş harika mimarideki binaları ile romantik dar sokakları, Marais’nin büyüsünü veren diğer özellkler. Eskinin zarafetini yansıtan 17.yüzyıl bina ve konakları, 1960’larda uzmanlıkla restore edilmiş ve şimdi bu binalar çağdaş sanat, kültür, tasarım ve modayı sergileyen müze ve butiklerle yeniden yaşam bulmuş. Aynı zamanda eski Yahudi mahallesindeki ve diğer etnik semtlerdeki küçük esnaflar özgün kimliklerini koruyarak kapitalizme karşı direniyorlar. Gay kültürünün duyarlılığı, renkli modası, entellektüel birikimi, bölgeye ayrı bir canlılık katıyor. Galeriler, yeni orijinal tasarımcılar, kitapçılar, butikler ve sergi alanları rue Vieille-du-Temple, rue Debelleyme, rue Charlot, rue des Rosiers, rue du-Roi-de-Sicilie, Rue du Temple, Rue de la Verrerie, Rue des Archives, Rue de Franc Bourgeois ve Rue Ste-Croix-de-la-Bretonnerie gibi sokakları dolduruyor. Marais’de ‘Café ve Bistro’ kültürü de çok güçlü.  

Hotel De Ville Bölgesi: Bu bölge iki tezat estetiği bir arada barındırıyor. Gösterişli mermerleri ve küçük kuleleri ile Hotel de Ville belediye binasının haşmetli endamı ve tarihi zenginliğine karşılık, halk arasında Beaubourg olarak bilinen Centre Georges Pompidou Merkezi’nin farklı renklere bürünmüş borular, iskeleler ve kanalları ile çok yönlü, işlevsel, modern mimarisi. Bölge heyecan verici karakteri ve değişime hevesli enerjik ruhu, ilgi çekici başka binaları, müze, bar, kafe ve dükkânları ile kalabalıkları cezbediyor.

Marais bölgesinde iken diğer ziyareti hak eden duraklar ise Picasso’nun Mavi ve Kubist dönemleri arasındaki en geniş koleksiyonuna ev sahipliği yapan Picasso Müzesi (5 Rue de Thorigny), Vosges ve Chatelet meydanları, Fontaine de Stravinsky çeşmesi, Sens, Sully, Rohan, Soubise otellerinin binaları, Victor Hugo evi, Cognacq-Jay, Arts et Metiers, Poupee ve Carnavalet müzeleri, La Galerie d’Architecture Mimari galerisi.  Sen nehri kıyısındaki gotik Notre Dame Katedral’i de yürüme mesafesinde.

Fragments (76 Rue des Tournelles) kahveleri, Bontemps Patisserie (57 rue de Bretagne) çilekli çöreği, Maison Plisson (93 Moulevard Beaumarchais) taze gurme brioche’ları ile Marais’nin en güzel sabah durakları. 

Öğle yemeğinde muhteşem Paris manzaraları görmek için Centre Pompidou’nun terasındaki Georges’a, lokaller ile birlikte olmak için Petit Fer à Cheval (30 Rue Vieille du Temple)’e, ya da şık ve gurme bir öğle yemeği için Chez Benoit (20 Rue Saint-Martin)’ya uğrayın. Galeriler, yeni orijinal tasarımcılar, kitapçılar, butikler ve sergi alanlarını keşfetmek için Vieille-du-Temple, Debelleyme, Charlot, Rosiers, Roi-de-Sicilie, Temple, Verrerie, Archives, Franc Bourgeois ve Ste-Croix-de-la-Bretonnerie sokaklarını adım adım dolaşın. Mahallenin en trendy noktalarından birisi olan konsept mağaza Comptoir 18-20 (20 Rue des Archives), kitapçı ve galerisi Ofr (20 Rue dupetit Thouars) ise meraklıları için birer cevher. Bir aperatif için ise adresler Candelaria (52 Rue de Saintogne) veya Little Red Door (60 Rue Charlot) Akşam barda oturup rahat bir yemek için Le Mary Celeste (1 Rue Commines), Brasserie lezzetleri için Le Progres (1 rue de Bretagne) ve Fas mutfağı için 404 (69 Rue des Graviliers) doğru adresler.

Hazır Marais bölgesindeyken Les Halles ve Bastille civarını da gezebilirsiniz:

Les Halles Bölgesi: Les Halles bir zamanlar, güzel cam ve dökme demirden köşklerinin altında kurulan çiftçiler pazarıymış. Emilie Zola onu “Paris’in çanı” olarak isimlendirdiğinde, yiyecek pazarını kastetmiş, ama bu tanım aynı şekilde bölgede ikamet eden nahoş ve “alternatif” kahramanlara da uygulanmış. Köşkler 1969 yılında tahrip edilmiş ve daha sonra Halles Pazar yeri, yeraltı çarşısı ve ulaşım merkezi ile yer değiştirmiş. Sokakları hala melez bir insan topluluğu dolduruyor. Les Halles’de bir sürü dikkat çekici yeni adresler var: Pazar Yeri’nin kuzeyindeki modern Montorgueil bölgesinde küçük sokaklarla çevrili Rue Tiquetonne ve Rue Etienne Marcel, romantik kafeleri, bistro şarap barları ve tatlı butikleri ile tıka basa doluyor.

Bastille: Uzun bir süre Fransız Devrimi sırasında mahkumlar ile dolup taşan Paris’in dillere düşmüş hapishanesine ev sahipliği yapan, ayrıca Paris’in ikinci büyük operası Bastille’in iddialı prodüksüyonları ile operasverlerin uğrak bölgesi, şimdi yeme içme sahnesine katılan taze kanlar ile canlanıyor.  Michelin yıldızlı Septime (80 Rue de Charonne) burayı mesken seçtiğinde şehirliler epey şaşırmış. Şef Bertrand Grébaut ‘un mevsimlik taze mahsüller ile yarattığı gurme lezzetlerden oluşan 30 Euroluk öğle yemeği gerçek bir gastronomi fırsatı sunuyor. Yan kapıda yer alan Clamato (80 Rue de Charonne) ise ton tataki gibi harika deniz mahsülleri ile başka bir yıldız. Daha basit ve sade bir yemek isteyenler için Da Vito Pizzeria (5 Rue Sedaine) nın pizza ve İtalyan lezzetleri harika. Caz müziği eşliğinde kokteyller için ise adres Moonshiner (5 rue Sedaine)

 

  • ENTELLEKTÜEL ST. GERMAIN:

St-Germain Paris’li sanatçıların, yazarların buluşma merkezi kafeleri ile şehrin en entellektüel bohem semtiydi. Cafe de Flore ve Les Deux Magots, Sartre, Simone de Beauvoir ve Camus’nın varoluşçu felsefe sohbetlerine, mahallenin barları Verlaine ve Rimbaud’un coşkulu dizelerine ev sahipliği yapmışlardı. St-Germain hala Fransız entellektüelleri ve yayımcılık endüstrisinin merkezinde kalıyor, fakat artık semtin yazar ve sanatçılarının hali vakti yerinde. Artık müzeler, sanat galerileri, son teknoloji iç mekân tasarımlarına sahip gösteri ve performans merkezleri, moda tasarımcılarının şık ve sanatsal butikleri, zarif sokakların idaresini almış durumda.

Ecole des Beaux Arts bütün muhiti ve hatta Paris’i sanatsal ilhamı ile etkisi altında bırakan dünyaca ünlü bir enstitü.  Bölgede iken ziyarete değecek en önemli iki nokta: ünlü Fransız heykeltraşa adanmış harika bahçelerle çevrili Musee Rodin (79 Rue de Varenne) ve dünyanın en büyük empresyonist ve post empresyonist resim koleksiyonuna ev sahipliği yapan Musee D’Orsay (1 Rue de la Legion Honneur) Ayrıca Delacroix, Zadkine, Maillol, Foundation Dina Vierny, Foundation Cartier müzeleri, Galerie 54 ve Lagerfeld Galerileri, Luxemburg sarayı ve bahçeleri, Medici çeşmesini ziyaret edebilirsiniz.

Sabah adresiniz Cafe de Flore, Les Deux Magots, Brasserie Lipp gibi Paris’in efsanevi kafelerinden birisi olacaktır. Saint Germain’de dolaşırken mutlaka keşfetmeniz gereken duraklar ise: 1951’den beri ayakta olan, genç yazarlara kucak açması ile ünlü İngiliz kitapevi Shakespeare and Company (37 rue de la Bucherie), 3 katlı kapalı yemek pazarı La Grande Epicerie de Paris (38 rue de Sevres), ünlü Fransız markası Hermes’in etkileyici dekora sahip butiği (38 rue de Sevres) Öğle yemeğinde Parizyen bir deneyim için bistro atmosferindeki Café de la Nouvelle Mairie (9 rue des Fosses St Jacques) veya muhteşem et lezzetleri ile Le Christine (1 Rue Christine) doğru adresler. Akşam aperatif veya kokteyl içmek için Sartre ve Beauvoir’in de müdavimleri olduğu 1930’lardan kalma Le Rosebud (11B rue Delambre)’a gidin. Gurme deneyim arayanlar için akşam yemeği adresleri: Şef Alain Passard 3 Michelin yıldızlı restoranı L’Arpege (84 rue de Varenne) veya gurme Normandiya lezzetleri sunan David Toutain (84 rue Surcouf).

Rue du Bac: Sen nehrinin sol yakasında St-Germain aristokrat kimliğini yansıtan, lüks tasarım ve modanın adresi Rue du Bac, ve D’Orsay Müzesi’nin etrafını çevreleyen bölge, Philippe Starck, Andree Putman ve Christian Biecher gibi tasarımcıların imzalarını taşıyan binaları, iç açıcı avlularıyla tarihi konakları, Hotel Matignon’daki başbakanlık konutu gibi hem sanatsal hem de diplomatik bir profil sunuyor.

Latin Quarter: 12. Yüzyılda Paris’in ilk üniversitesinin kurulduğu ve şehre ilmin yayıldığı bölge Latin Quarter. Iki farklı uçta yer alan, harikulade birer botanik harikaları olan yemyeşil Luxembourg ve Plantes Bahçeleriyle çevrili bölge, özellikle gençliğin heyecanı ve enerjisi ile dolup taşan St. Michel Bulvarında, öğrenci ve yeni bohemlere ev sahipliği yapıyor. Bölgede yer alan ‘Mosquée’ise 1920li yıllarda 1. Dünya Savaşı’nda ölen Kuzey Afrikalı’ların anısına inşa edilmiş bir camii. Daha kuzeyde, resmedilmeye değer bir rıhtım ve hemen bitişiğinde de modern ve yeni bir üniversite kompleksi bulunmakta. Sanat ve kültürel çalışmaların önemli bir merkezi olarak Institut du Monde Arabe enstitüsü, Jean Nouvel’in İslami-Fransız mimarilerini ileri teknoloji ve çağdaş tasarım ile harmanladığı orjinal bir bina.

 

  • MONTPARNASSE:

Bir zamanlar Picasso, Leger, Soutine, Braque, Modigliani, Chagall, Zadkine ve Man Ray gibi meşhur sanatçıların ve Gertrude Stein, Henry Miller ve Ezra Poun gibi yazarların yaşadığı Montparnasse, II. dünya savaşı arasında çağdaşlığın, yaratıcılığın ve entelektüelliğin sembolüydü. Ancak bölge 1970’lerde trajik kentsel dönüşüm politikaları ile büyük bir değişime uğradı. Hala, 20. Yüzyıl’ın kültürel ve sanatsal figürlerinin izinde ziyaret etmeye değer bir bölge olan Montparnasse’da, Paris’in ilk gökdeleni olan Tour Montparnasse’a çıkıp, tüm Paris’i ayaklarınız altında izleyebilirsiniz.

Ayrıca bölgede iken Musee du Monparnasse, Fondation Henri Cartier-Bresson ve Fondation Cartier pour l’Art Contemporain müzelerini ziyaret edebilirsiniz.

 

  • MADELEINE / OPERA:

19. Yüzyıl’da Baron Haussmann Paris’e damgasını vurarak, bir Ortaçağ kasabasından modern bir şehre dönüştürdü. Paris’e ışıltılı ve ferah bir hava katan ve dünyanın en güzel şehirlerinden birisine dönüştüren geniş, açık bulvarlar yarattı. 1789 ve 1848 yıllarında yollar, havalandırma, su ve kanalizasyon şebekeleri gibi alt yapılar genişleterek yeniledi. Baron Haussmann’ın bu olağanüstü kent planlamasını en iyi hissettiğiniz bölgeler hareketli sokakları ile Madeleine ve Opera çevresi.  Bölgenin simgelerinin başında hem dış hem de iç mimarisi ile göz alıcı Palais Garnier Operası geliyor. Akşamüzeri gün batımından sonra ışıklar yandığında Opera binası daha da büyülü bir hale bürünüyor. Geniş bulvarları her daim kıpır kıpır canlı ve kalabalık olan bölgede iken, Gustave Moreau, Jacquemart André, Nissim de Camondo, Mairie du 9e ve Vie Romantique müzelerini gezebilirsiniz.

 

  • PIGALLE:

Toulouse-Lautrec’nin çizdiği posterlerde ölümsüzleşmiş Pigalle genel evleri, erotik kabareleri, striptiz kulüplerini herkes bilir. Pigalle’in bu meşhur kabareleri, yenilenen Mouline Rouge, Divan Japonais ve Le Chant Noir gibi dans salonlarında sahneleniyor.

 

PARİS’İN MEŞHUR KÖPRÜLERİ:

Paris’i ‘Rive Gauche – Sol Yaka’ ve ‘Rive Droite- Sağ Yaka’ olarak ikiye bölen Sen nehrinin üzerinde yüzlerce yıl önce inşaa edilmiş köprüler, şehrin mihenk taşları. Şehrin bir yakasından diğerine farklı bir köprüden mekik dokuyarak, Sen Nehri boyunca yürümek, harika manzaralar sunan, uzun ve keyifli bir yürüyüş rotası.

1578 yılında inşaa edilmiş ve sadece tamir görerek hala ayakta durmayı başaran Pont Neuf Köprüsü, üzerindeki IV. Henri’nin at üzerindeki heykeli ile halka ilk defa bir heykeli sergileyen köprü. Pont Neuf Köprüsü bugün romantizm ve evlilik teklifleri ile özdeşleşmiş. Görmeye değer başka bir köprü ise, Paris’ en geniş köprüsü olan, Belle Epoque stilindeki III. Alexandre Köprüsü. Köprünün iki başında 17 metrelik sütunlar üzerinde bulunan dört Pegasus heykeli, sanatı, ticareti, bilimi ve endüstriyi temsil ediyor. Sanatçılar köprüsü Pont Des Arts’da bir Paris klasiği. Aşık çiftlerin taktığı renk renk kilitleri ile bezenmiş köprü Aşıklar köprüsü olarak da anılıyor. Köprünün yakınlarında Sen nehri üzerinde Notre Dame Kilisesi ihtişamı ile yükselirken biraz ilerisinde de tüm Parisliler’in buluşma noktası olan Saint Michel Çeşmesi yer alıyor.

 

PARİS’İN YÜKSELEN SEMTLERİ VE ADRESLER:

OBERKAMPF (11.bölge): Şehrin canlanan gastronomi sahnesi ile yükselen semtlerinden birisi olan Oberkampf, Place de la Republic meydanı ve Saint Martin kanalı gibi ikonik simgelere ev sahipliği yapıyor:

  • Clown Bar, 114 Rue Amelot, Şef Atsumi Sota’nın Fransız füzyon lezzetleri
  • Porte 12, 12 rue des Messagerie, Şef Andre Chiang’ın füzyon lezzetleri
  • Le Servan, 32 Rue saint Maur, Tatiana Levha’nın gurme bistro lezzetleri
  • Le Syndicat, 51 rue du Faubourg St Denis, Kokteyl Bar

 

SOPI (9th Arr.): 19 yy’dan beri Paris’in ‘red-light’ yani seks bölgesi olan SoPi (South of Pigalle), son 10 yılda bohem burjuvaların ve de sanatçıların akını ile vintage butikler, sanat galerileri, hip restoranlar ile çekici bir mahalle haline geldi:

  • Fransız Mutfağı: Petrelle, 34 Rue Petrelle
  • Şarap & Fransız Tapaları: Les 36 Corneil, 36 Rue de Rochechouart
  • Hint mutfağı: Kastoori, 4 Place Gustave Toudouze,
  • Pastane: Arnaud Delmontel, 39 Rue Martyrs
  • Kahve: Kooka Boora, 62 rue des Martyrs
  • Bar & Lounge: Le Carmen, 34 Rue Duperre
  • Bar: Le Mansart, 1 Rue Mansart
  • Musée de la Vie Romantique, 16 Rue Chaptal
  • Musée Gustave Moreau, 14 Rue de La Rochefoucauld

 

PASSY (16th Arr.): 17.yy’da şarap bağları ile imparatorun mola yeri, 18.yy’da mineral su kaynakları ile soyluların durağı, 19.yy’da ise aristokratların balolarının ev sahibi Passy, Paris’in gizli lüks hayatının adresi olmuş. Ve de Belle Epoque Bulvarlarının şıklığı ile zenginlerin gözdesi olmaya devam ediyor:

  • Pastane: Aux Merveilleux de Fred, 29 Rue de l’Annonciation
  • Deniz Mahsülleri Restoranı: La Maree Passy, 71 Ave Paul Doumer
  • Deniz Mahsülleri Restoranı: Huitres et Saumon de Passy, 17 Rue de l’Annonciation
  • Fransız Mutfağı: La Chaumette, 7 Rue Gros
  • Bar: La Gare, 19 Chaussee de la Muette
  • Şarap Barı: Le Mozart, 12 Ave de Mozart
  • Bar & Kulüp: Aero Hotel, 3 Place de Passy
  • Maison de Maria Callas: 36 Ave Georges Mandel
  • Maison de Balzac: 47 Rue Raynouard
  • Musee du Vin, 5 Square Charles Dickens
  • Maison de la Radio, 116 Ave du President Kennedy
  • Pazar Yeri: Rue Bois le Vent

 

BATIGNOLLES (8 – 17th Arr. arası): 8. ve 17. bölgeler arasında yer alan Batignolles, 1860’a kadar Paris’ten ayrı bir kırsal köy iken, 3. Napolyon tarafından Paris’e katılmış. Paris’in işçi ve esnafın yerleşim bölgesi olan bölgesi, son 10 yılda yeni jenerasyon reklam, medya ve tasarım camiası ve de genç profesyonellerin yaşadığı, şık restoran ve butikler ile dolmaya başlayan, çekici bir mahalle haline geldi:

  • Fırın & Pastane: Lecureuil, 96 Rue de Levis
  • Makaron: Acide Macaron, 72 Rue Legendre
  • Kafe: Le Tout Petit, 73 Place Felix Lobligeois
  • Bistro: Bistro des Dames, 18 Rue des Dames
  • Et & Şarap: Fabrique 4, 17 Rue Brochant
  • Şarap Barı: Caves Populaires, 22 Rue des Dames
  • Bar: Point Bar, 31 Rue de Batignolles
  • Rest & Lounge & Kulüp: Le Bloc, 21 Rue Brochant
  • Pazar Yeri: Marche Biologique des Batignolles, Blvd de Batignolles (Cumartesi sabah)
     

ŞEHİR DIŞI ROTALAR:

  • Van Gogh, Daubigny ve Cézanne gibi ressamların resmettikleri Auvers-sur-Oise
  • 19. yüzyıldan beri sanat çevrelerinin popüler mekanı olan Barbizon kasabası
  • Fransız kral ve aristokratların favorisi Fontainebleau Kalesi



- Zeynep Boneval / Yolculuk Terapisi

Yorumlar

En Popüler Gezgin Notları

Londra Hakkında

32 bölgeye ayrılmış 1.500 kilometrekarelik alanda, 8,5 milyon insanın yaşadığı Londra şaşırtıcı bü...

Roma Hakkında

Dünyanın en büyük imparatorluklarından birisi olan Roma İmparatorluğunun merkezi büyüleyici Roma, ...

Paris Hakkında

Paris içinde binlerce çeşitliliği ve tarzı barındırabilecek dehaya sahip, modası hiçbir zaman geçm...

New York Hakkında

Hiç uyumadan 24 saat yaşayan, dünyanın kesişim ve kültürlerin erime noktası New York, sonsuz enerj...

Dubai Hakkında

Las Vegastan sonra çölün ortasında kurulmuş en büyük şehir olan Dubainin çok genç bir şehir olması...